Tek sıra dizilmiş kestane ağaçları, toprak zemin ve etrafı tarih dolu eski bina. Kemerlerin altında soğuk taşın zarif kokusu işitiliyordu, topuklarımızın gürültüsüyse geçmiş yüzyılların matlaştırdığı yıpranmış döşeme taşları üzerinde çınlıyordu. Burası nostalji dolu bir yerdi. Burada zaman iki yüzyıl önce durmuştu; teneffüs ziliyle sevinç çığlıkları atan, serçeleri havalandıran eski zamanlara ait giysiler içinde çocuklar görmek insanı şaşırtmazdı.