9/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 00:04
OKUDUM - BİTTİ! Kitap Adı : NADİR KOPYALAR Yazar Adı : PATRİCİO RAGO Sayfa Sayısı : 175 Kitap Puanım : 10 /9 Kitap İncelemem : OKUDUM - BİTTİ “Bir kitap delisinin kendi türünü anlattığı hazine sandığı” demiştim ilk gördüğümde. Sandık açıldı, içinden Buenos Aires çıktı. Patricio Rago’nun Nadir Kopyalar’ını bitirdim. Şöyle söyleyeyim: bu kitap, bir sahafın tezgâhının arkasına geçip “şimdi sana bir şey göstereceğim” dediği an gibi. Samimi, muzip, hem de ne bildiğini bilen bir hali var. İçinde 25 öykü var. Kimi bir oturuşta bitiyor, kimi bittiğinde geri dönüp tekrar okumak istiyorsun. Hali vakti yerinde kleptoman okurlar var, kitap sayfalarına gizlenmiş LSD taşıyıcıları var, ölü evlerinden çıkan kitaplıklar… Vedalar, kavuşmalar, umutlar, hayal kırıklıkları . Rago bütün bu karakterleri öyle doğal anlatıyor ki, sanki onlarla aynı sokakta yürümüşsün, aynı dükkâna girip çıkmışsın gibi geliyor. Bazı öyküler var, itiraf edeyim “keşke biraz daha uzun olsaydı” dedim. Tam parlayacakken bitiveren, havada kalan cümleler var yani . Ama belki de sahaflığın doğası bu: her tesadüf bir kıvılcım, ama her kıvılcım tam bir hikâyeye dönüşmek zorunda değil. Dolores Reyes’in dediği gibi: “Aristipo Sahaf’ta yaşanan her tesadüf bir hikâyenin kıvılcımı olabiliyor.” Olabiliyor işte, olmak zorunda değil. Bu inceliği çok sevdim. Kitabın sonunda Rago’nun okura tavsiye ettiği eserlerden oluşan bir derleme var. Yani bu kitap seni bitirdiğinde, yeni başlangıçlar için bir yol haritası bırakıyor. Benim okuma listem bu sayede bir hayli kabardı Banu Karakaş’ın çevirisi de ayrı bir pürüzsüzlük katmış. Öyle ağdalı, öyle “edebi” dertlerle uğraşmadan, su gibi akan bir Türkçe bu. Puanım: 9/10 Bir puanı, bazı öykülerin biraz fazla kısa kesilmesine ve arka arkaya okuyunca yer yer kendini tekrar eden
1000Kitap
Nadir KopyalarPatricio Rago · Epona Kitap · 202550 okunma
8/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
83 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 20:59
Dan Brown her kitabında aralara ilginç bilgiler koyarak okuyucuyu ufak tefek araştırmalara yönlendirmeyi çok seviyor. Bu kitapta da sırasıyla Savant Sendromu, Codex Gigas, Kadüs Simgesi notlarını almışım. Savant Sendromu: Ciddi zihinsel/nörolojik engelleri olan bireylerin, müzik, matematik, hafıza, takvim hesaplama veya sanat gibi belirli alanlarda olağanüstü, deha düzeyinde yetenekler sergilediği nadir bir durum. Codex Gigas: Codex Gigas’ın, diğer bir adıyla Şeytan İncili’nin hikayesi şöyle: Bir Orta Çağ kilisesindeki bir rahip cezası ölüm olan bir suç işler. Bu cezadan kurtulamayacağını anlayan rahip diğer rahiplere ve baş rahibe bu kilisenin gördüğü en büyük Orta Çağ el yazmasını yazacağına yemin eder. Ardından adama bir gün mühlet verilir ve önüne çeşit çeşit mürekkepler ve deriler koyarlar. Kapılar kapatılır ve herkes adamın nasıl bir eser çıkartacağını beklemeye başlar. Günün doğmasına saatler kala içeriden garip sesler gelmeye başlar. Bazı rahipler korkar ve kapıdan uzaklaşır ancak süre bitmiştir. Kapılar açılır, içeride baygın halde durmakta olan adam ve yazdığı Kitâb-ı Mukaddes'ten başka bir şey yoktur. Rahipler Kitâb-ı Mukaddes'i hayranlıkla incelemeye başlar, sayfaları hızlı hızlı çevirmekte olan rahipler aniden durur. Karşılarında kocaman bir şeytan portresi vardır. Bazıları adamın yetiştiremeyeceğini anlayınca ruhunu şeytana sattığını düşünür. Modern bilimin insanları eserle ilgili olarak normal bir insanın en az 30 yılda yazacağına 72 kilo ağırlığında olup 160 eşek derisinden yapıldığını öngörmüşlerdir. Bugünkü yöntemlerimizle saptadığımız bulgular da enteresan bir şekilde hikâye ile uyumlu. Kitabı inceleyen el yazısı uzmanları, kitabın kesin olarak tek bir kişi tarafından yazıldığında hemfikir. Üstüne üstlük el yazısında hiçbir yorulma ve değişme
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20253,983 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·174 syf.··
2026 11. kitabı
Patricio Rago yaş olarak benden küçük olsa da elimden tutarak Buenos Aires’te bulunan ve kitap kokusu ile yoğunlaşmış dükkânının hem içerisinde hem de sokak sokak, ev ev, hatta başka ülkelerden yolculuk yaptırarak gezdirdi beni #nadirkopyalar ‘da. Daha önce pek çok kitapta okur gözüyle sahaf gezen ben, “Nadir Kopyalar”la sahaf gözünden gezdim Buenos Aires sokaklarını. İçim sıcacık oldu çoğu zaman, yüzümde tebessümle okudum her bir satırını. Yirmi beş öyküde yok yok. Komplo teorileri, zengin okurlar, orta halli kitap kurtları, kitap sayfalarına gizlenmiş LSD taşıyıcıları, ölü evleri, tozlu raflar… Rago, sahaf dünyasında yaşananları okuruyla buluşturuyor ve okuyanın gözünde sayfaları canlandırmayı başarıyor. Bu arada da birçok yazar ve esere saygı duruşunda bulunmayı da ihmal etmiyor. Ben çok sevdim. Banu Karakaş Harika bir iş, yine…
Nadir KopyalarPatricio Rago · Epona Kitap · 202550 okunma
Nostaljik okurlara, tozlu raflara ve bir de ıhlamur kokusuna :)
Puan vermedi·174 syf.·
2025 99. kitabı
Okumaya çok erken başlayınca, yaşıtlarınızın başladığı zamanlar, okuduğu kitapları siz eskiden okumuş ve onlarla sohbet etmekten çok keyif almıyor oluyorsunuz. Dolayısıyla kitap dostlarım hep büyüklerdi. Lisede gittiğim şahane bir sahaf vardı, iki odadan oluşun, birinde iki de ahşap sandalye vardı. Sahibi çok okumuş, çok bilge bir adamdı. Liseye giden okumaya aç bir öğrenci olunca da, alabildiğim kitaptan fazlasını ödünç verir, tavsiye eder, kitap bitip de geri götürünce de o kitap üzerine sohbet ederdik. Nadir Kopyalar okurken, tekrar o sahaf dükkanında dolaşmış gibi hissettim. Patricio Rago , kendi sahaf dükkanına giren insanları gözlemliyor, gözlemlerini not alıyor, notlarını ayıklıyor ve bizlere bu sıcacık kitabı yazıyor. Evet kitabı doğru tanımlayan kelime, ‘sıcacık’ benim için. Hâlâ sahaf gezmeye bayılan bir okur olarak, şimdiye kadar hep kitapların hikâyesini dinlemiştim. Bu kitapla, okurların hikayelerini de dinlemiş oldum. Zengin klepttoman okurlardan, kitaplarla LSD taşıyan satıcılara… Ölü evlerindeki kitaplıklar, vedalar, kavuşmalar, umutlar ve hayal kırıklıkları ile dolu 25 farklı hikaye… Hep bir okur gözünden sahafları ve kitapları görmüştüm, bu sefer sahaf gözüyle okurları görmüş oldum. Kitabı tutuşumuzla bile bizim nasıl bir okur olduğumuzu anlayan sahaflar da varmış ;) Nadir Kopyalar , adı gibi, nadir okur hikayeleriyle, bizi aslında günlük koşturmalardan, mekanik hareketlerden, yapay sohbetlerden kaçıp, okumanın hazzına sığınmaya çağırıyor gibi. Bunu yaparken de, telaşsız ve aylak okurluk ile yapmamızı söylüyor aslında sessizce… Kitap bende, o tozlu raflarla dolu odadaki iki ahşap sandalyede, içtiğim ıhlamur kokusu gibi bir tat bıraktı. Nostaljik okurlara, sahaf gezenlere ve ıhlamur severlere, sıcacık bir dost önerisidir efenim… keyifle :)
1000Kitap
Nadir KopyalarPatricio Rago · Epona Kitap · 202550 okunma
Bu Ülke kitap tahlili
10/10
·339 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2025 08:13
Kitap beş bölümden oluşur. İlk bölümün başlığı “Sihâm-ı Kazâ (Kaza Okları)”dır. Tevrat’ta Babil’in anlatıldığı kısımdan alıntıyla başlayan bu bölümde ve “Biz ve Onlar” başlıklı ikinci bölümdeki yazılar ağırlıklı olarak Batı’ya ve Batılılaşmaya ilişkin eleştirilerden oluşur. Söz gelimi siyasetteki “sağ” ve “sol” eğilimlerin Batı’daki çıkış noktası anlatılarak Türkiye’deki yansımalarına değinilir. Sağ, Avrupa’da kötülenirken ve yakın tarihin “günah tekesi” haline getirilirken, Türkiye’de ise mukaddesatçılığın bayrağı haline getirilir. Türkiye’den başka da elinden tutanı kalmamıştır. Hâlbuki Hristiyan Avrupa’nın bu habis kelimelerinden kurtulmak gerekir. Kendi gerçeği kendi kelimeleriyle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcudur. Cemil Meriç ilk bölümdeki yazılarında dil meselesini öne çıkarır. Çünkü kelâm bütünüyle haysiyettir. Kamûs (sözlük), bir milletin hafızasıdır. Türk yazarı dil sürekli değiştiği için talihsizdir. Bu dile eklenen “izm”ler de Türk milletinin idrakine giydirilen Avrupalı deli gömlekleridir. İdeolojiler siyaset dünyasının haritalardır. Ancak tehlikeli bir yolculukta pusulaya da ihtiyaç vardır ve bu pusula da şuurdur. Tarih, millet, kişilik şuuru. İdeolojinin peşine takılanlar ise pusulasızdır. Türkiye’nin kaderini aydınlığa taşımak için tüm ideolojilere kapıyı açmak hepsini tanımak ve tartışmak gerekiyor. Bu sebeple de düşünceye sonsuz bir hürriyet verilmelidir. Bugün Türk aydınının sıkça tekrarladığı şikâyet; bu ülkede yaşanmayacağıdır. Çünkü Türkiye’nin insanından şikâyetçiler, yani kendilerinden. Türk aydını Kitâb-ı Mukaddes’in Serseri Yahudisi. Kaçanlar ne Türk ne de aydındır. Çünkü mazisindeki ihtişamdan utanmaya başlamış, utandıkça da unutur olmuştur. Bu sebeple “Ben Avrupalı’yım”, “Asya bir cüzamlılar diyarıdır.” demeye
Edebiyat
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma
İnsanın İlahi Yönü
Puan vermedi
İnsan Şuurunun Sınırlarına Bir Yolculuk Modern insanı Tanrıya kavuşturan bir kitap. Batının etten ve kandan ibaret olan insan anlayışının ötesine geçerek insanın ilahi yönünü farklı deneylerle ortaya koyuyor. Çek asıllı yazar yaptığı çalışmalarla ilk kez Abraham Maslow tarafından geliştirilen transpersonal psikolojiyi bambaşka bir noktaya götürmüş. Dünyanın çeşitli bölgelerinde ayinlerde kullanılan maddelerin sentetiği olan LSD maddesini kişilere kontrollü olarak vererek ruh durumlarındaki değişikliği kaydeden Grof çok ilginç bulgular elde ediyor. Bu maddenin kişilerin bilinç düzeylerini değiştirip ruhsal sağlıklarını iyileştirdiğini kaydediyor. 1970’de maddenin kullanımı yasaklandığında ise eşiyle birlikte yeni bir yöntem ortaya koyuyor. Holotropik nefes çalışmaları yöntemi de maddenin yaptığı etkiyi madde kullanmadan nefes çalışmalarıyla sağlıyor. Vahdeti vücut anlayışına benzer bir anlayışa ulaşıyor ve kainatın birbirine ve nihayetinde de yaratıcıya bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Ve yaşadığımız hayatin kozmik bir oyundan ibaret olduğunu kendi yöntemleriyle ispatlıyor. Hatta bir adım daha giderek Tanrı’nın hayatı neden yarattığını da tartışıyor. Her bakımdan zihin açıcı bir kitap.
Kozmik OyunStanislav Grof · Omega Yayınları · 201438 okunma