içimde bir nabız gibi atan, canlıya benzer tek bir düşünce vardı: tanrı düşüncesi. bu düşünce sessiz bir dua doğurdu içimde. bu dua ışıksız ruhumda döndü, dolaştı, ama kendisini söze dönüştürecek bir güce rastlayamadı.
ömrünüzü ipotek altında tutan ruhsuz bir gönül borcu; aldığınız soluğu boğazınıza düğümleyen kişiliksiz bir alışkanlık; en yakın şeyleri bile bir uzaklığa yerleştiren kilometrelerce çekip gitme isteği...