"Geçmişini, ne zaman kesin bir plan yaptığını, ne kadar az günün tasarladığın gibi geçtiğini, ne zaman yüzünün doğal haline büründüğünü, ne zaman zihninin huzursuz olmadığını, böylesine uzun bir ömürde ne başardığını, sen kendin ne kaybettiğini anlamazken, birçoklarının senin yaşamından ne kadar çok çaldığını, yersiz kederin, aptalca mutluluğun, açgözlü şehvetin, dalkavukça ilişkinin yaşamından ne kadar çok çaldığını, sende sana ait ne kadar az şey kaldığını yeniden düşün, göreceksin ki vaktinden önce ölüyorsun."
“Bilim insanları, fiilen bütün galaksilerin merkezlerinde dev kara delikler bulunduğuna inanıyorlar. Bu varsayımlar yakın zamanlarda tek tek kanıtlanmaya başladı. Kara deliğe düşerken herhangi bir şey fark etmediğiniz gibi, sizi dışarıdan izleyen bir gözlemci de olay ufkunu geçtiğinizi hiç bir zaman göremez. Gözlemcinin tek gördüğü sizin giderek yavaşladığınız ve olay ufkunun kenarında asılı kaldığınızdır. Görüntünüz giderek sönükleşir, sonunda tamamen silikleşir.”
“Kara deliğin olay ufku adı verilen bir sınırı vardır. Bu sınır, ışığın kütleçekim kuvvetinden kaçamayacağı bölgeyi belirler. Hiçbir şey ışıktan daha hızlı gidemeyeceği için de olay ufku her şeyin içeri çekildiği sınırdır. Olay ufkundan içeri düşmek, Niagara Şelalesinde kanoyla gitmeye benzer. Çok hızlı kürek çekerseniz kaçma şansınız vardır ama şelalenin kenarına kadar gitmişseniz artık kaçamazsınız. Bir noktadan sonra geriye dönüş yoktur.”
“Güneş birden ortadan kalksaydı, bu şimdiki zamanda dünyada olanları etkilemezdi, çünkü güneşin ışığı veya kütleçekim etkisinin dünyaya erişmesi 8 dakika alır. Aslında evrene baktığımızda onu geçmişteki haliyle görüyoruz.“