“Ey genç kız, kendini tekrar suya at da her ikimizi kurtarma şansına bir kez daha ereyim!” Bir kez daha mı? Amma ihtiyatsızlık! Ya söylediklerimizi hemen kabul ediverirlerse, üstadım? O zaman dediğimizi yapmamız gerekir. Brrr!… Su ne kadar da soğuktur! Ama yüreğimizi ferah tutalım! Artık çok geç, her zaman da geç olacak. Çok şükür! :))))
“… Ama doğru taraftayım işte, bu da vicdanımın rahat olmasına yetiyordu. Doğruluk duygusu, haklı olmanın verdiği doyum, özsaygı, bizi ayakta tutan ya da ilerleten güçlü güdülerdir. Tersine, insanları bundan yoksun bırakırsanız onları kuduz köpeklere çevirirsiniz. Nice suçlar işlenmiştir, sırf kişi hatalı olduğunu görmeye dayanamadığı için!”