Smut sahneleri saymazsak kitap eğlenceli bir kitaptı. Okuduğunuzda pişman olacağınız bir kitap değil, ben de olmadım zaten fakat erkek karakterin cinsellik anlayışı bana uymuyor, bu yüzden ben Alex'i başlarda çok sevmeme rağmen sayfa 200lerden sonra (ilk smut sahneden itibaren) soğudum.
Kadınları aşağılayan bir cinsellik anlayışı var - seks sırasında partnerine fahişe demek gibi- ve kadın karakterin bundan rahatsız olmaması, hatta buna bayılması (kendisi söylüyor) benim hiç hoşuma gitmedi.
Uzun lafın kısası smut sahnelerini yüzümü ekşiterek okudum. Keşke Alex Ava'ya aşık olunca seks alışkanlıklarını değiştirseymiş -biraz değiştirdi aslında ama bu fahişe meselesi değişmedi- kitap daha güzel olabilirdi diye düşünüyorum.
Onun dışında karakterlerin geçmişi güzel kurgulanmıştı, duygular okuyucuya güzel aktarılmıştı ve yazarın dili akıcıydı.
Umarım serinin diğer kitapları bundan daha güzeldir.
Drew Bruce Marshall, Gölge takma adında bir suikastçıdır. Bir gün ona gelen görevde, Yeşil adındaki kızın kalbinin getirilmesi istenir.
Yeşil ise bazı sebeplerden dolayı kalp hastalığı olan (kalbine zamanında bir şey yerleştirilmiş, o yüzden Yeşil'e taşıyıcı da deniyor. Hatta herkes onun kalbini istiyor.) heyecanlanması, koşması kalbinden dolayı yasak olan bir kız. Aynı zamanda kan ve Güneş'e karşı fobisi var. Ve de konuşamıyor. Hayatını ötanazi okulu denen yerde mahkumların arasında geçiriyor.
Öncelikle yazar neden Yeşil karakterini bu kadar savunmasız yazmış anlamadım. Tabii ki hayatta hastalıklarla mücadele eden insanlar var ve onlara kitaplarda yer vermek gerçekten çok naif bir hareket fakat zaten dokunsan ölecek olan bir karakteri insanların öldürmeye çalışması ve nasıl oluyorsa öldürememeleri biraz mantığa aykırı gibi geldi bana.
Ayrıca Drew karakterinin kimseye acımayıp sadece Yeşil'e acıması biraz saçma geldi açıkçası. Evet biliyorum onlar ana karakterler ama daha birbirlerini tanımadan Drew'in (daha doğrusu Gölge'nin) Yeşil'i öldürmek yerine ona zaman vermesi klişe olmuş.
Kitabın yazı diline asla alışamadığım için çok uzun bir sürede bitirdim. 2 ve 3.kitabın daha iyi olduğunu duyduğum için serinin devamını okuyabilirim fakat ilk kitap beklentimi asla karşılamadı.
"Fiziksel bir kafesim yok diye özgür olduğumu sanmıştım, oysa kendi zihnim tarafından; günlerime musallat olan korkular ve gecelerime musallat olan kabuslar tarafından kapana kısılmıştım."