"Ona göre aşk büyük gürültülerle, ışıklarla, kıvılcımlarla gelen bir şeydi: Göklerin bir kasırgasıydı, yaşamın üzerine çöküp onu alt üst ediverir, insanın iradesini kuru yaprak gibi koparır, yüreğini aldığı gibi uçuruma sürüklerdi."
Ah şu insanlar !
Ellerindeki balta ile başkalarının gururunu parça parça etmeyi düşünürler de kendi gururlarına bir iğne ile dokunulduğu zaman kıyameti koparırlar.
"Beklenmedik bir zamanda. Beklenmedik hiçbir şey olmaz. Hiçbir zaman beklenmedik bir olayla karşılaşmaz insan. Olaylara rastlamamak için sen yolunu değiştirdin. Karşı kaldırıma geçtin."
Maria gözlerini sabit bir noktaya dikip uzun uzun daldıktan sonra:
"Benim beklediğim aşk başka! " dedi. "O, bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka, istemek, bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka… Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilemez bir istemek!"