Güler

“Ben böyleyim işte!” dedi. “Ben garip bir kadınım… Benimle ahbaplık etmek isterseniz birçok şeylere tahammüle mecbur kalacaksınız… Çok manasız kaprislerim, birbirine uymaz saatlerim vardır… Hülasa arkadaş olduğum kimseler için pek müziç ve anlaşılmaz bir mahlukum…” Sonra kendini bu kadar fenaladığına kızmış gibi keskin, adeta kaba bir sesle ilave etti: “Ama keyfiniz isterse… Kimseye ihtiyacım yok… Kimseye minnettar olmak, kimsenin dostluğunu, lütfunu istemek niyetinde değilim… İsterseniz…”
Reklam
"Geçen gün, deniz kıyısında taşı elimde tutarken ne hissettiğimi daha iyi hatırlıyorum. Ve anlıyorum. Tatsız bir Bulantı anıydı. Ne tatsız bir şeydi! Ve taştan geliyordu. Eminim bundan, taştan ellerime geçiyordu. Evet böyleydi, tamamıyla böyle. Ellerin içinde bir çeşit Bulantı."
Sentez yayıncılık
George yumuşak bir sesle konuşmaya başladı : "En başından beri biliyordum. Ta en başından beri biliyordum bu hayalin gerçek olmayacağını. O kadar çok anlattırdı ki, ben de belki bir gün gerçekleştiririz hayalimizi diye umut etmeye başladım."
Sel yayınları
" Neyse, günler birbirini kovaladı, bahar gitti kış geldi, güz gitti yaz geldi. Derken parça parça, lokma lokma bu acı da akıp gitti. Gitti dedimse lafın gelişi, yoksa insanın içinde ne de olsa bir şeyler kalır... Göğsünün üstüne bir ağırlık çökmüş gibi olur sanki! "
Panama