Doğru aklın yolundan giderek kendini tüm kararlılığın, gücün ve iyi niyetinle şu anki görevine adarsan, dikkatinin dağılmasına izin vermez, aksine her an geri verecekmiş gibi, içindeki tanrısal iradenin temiz ve sağlam kalmasını sağlarsan, hiçbir beklenti içinde olmadan, hiçbir şeyden kaçınmadan, sadece doğaya uygun olarak gerçekleştirdiğin her eylemin sana vereceği kişisel tatmini ve söylediğin, giriştiğin her şeyde kahramanca bir doğruluğu temel alırsan, iyi bir yaşam süreceksin. Buna engel olabilecek kimse yoktur.
hayat dediğimiz bir süredir. yaşam ise o süreyi nasıl kullandığınızdır. bizde bu iki sözcüğü dönüşümlü kullananlar var; bu çok yanlış. burada iki ayrı sözcük olması boşuna değil. o süreyi nasıl geçirdin, nasıl davrandın, üslubun neydi? işte o yaşamındır.
hayata bir yön verme isteği duymaya başladığımızda bizi sürükleyen çarklara atık takılmış oluruz. (...) yürünür, yürünür; günler birbirini izler ve insan varoluşunu daha berrak görmeye başladığında artık yaşlanmıştır.
Entelektüel çalışan için amaç, iradi dikkat enerjisidir; bu enerji kendini sadece çabaların gücüyle, sıklığıyla değil, özellikle tüm düşüncelerin çok net biçimde tek bir amaca doğru yönlendirilmesiyle ve istemlerimizin, duygularımızın, fikirlerimizin gerekli süre boyunca büyük ana filkre, üzerinde çalıştığımız hâkim fikre tabi kılımasıyla gösterir. İnsan tembelliği bizi bu idealden hep uzaklaştırsa da, onu en eksiksiz bir biçimde gerçekleştirmeye yönelmeliyiz.