9/10
·328 syf.··
2025 131. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2025 09:49
Yine #milenyumaşkına diyoruz. Çünkü @k.k.berk kitapları stoğum var. Ve sağda solda kitaplarını gördükçe meraktan çatlıyorum. Yazarın onuncu kitabıymış bu. Ben ondan 3lü serisi #operatörebağlanıyorsunuz 'u okudum ilk. #birpapatyaşarkısı ise 2 kitaptan oluşuyor. Yeni çıkan serisi hariç elimde bir seri ve bir tek kitabı daha var. O yüzden yazarın gelişimini anlatmam kolay olacak. Ama tabii yazım sırasına göre de okumadığım için kafamın karışma riski de var. Keşke sırayı takip etseydim ama neyseki biyografi kısmında açıklamış. Papatya adındaki ana karakterini incelemeden evvel, karakterin çok ünlü ve sevilen bir şarkıcı olduğunu söyleyeyim. Ve söylemeden durmayacağım, geliştirdiği karakter yazarın yeteneğini de gösteriyor. Çünkü herkes sinir bozucu bir ana karakter yazmayı başaramaz. En azından ben yapamam. O kadar sinir bozucu, bencil ve şımarık hatta şöhret ten kafayı yemiş ki kitabın içine uzanıp biraz onu halı gibi silkelemek istedim. Ama bir o kadar da komik ve deli. Papatya çılgın bir hayran tarafından taciz edilip bir de magazine konu oluyor ve çok yakın arkadaşı onu zorla ikna edip Bali'ye enerji uzmanı bulmuş ona götürüyor. Enerji menerji deyince tabii başıma gelenler benim aklıma geliyor ve acaba Papatya'da böyle bir şey mi yaşadı, diye sorguladım. Ağzını tutamayan, sinirine hakim olamayan Papatya'da kimse daha önce ne dilediğine dikkat etmesi gerektiğini söylememiş tabii. Ve enercii olayı sırasında yanlış dilek dileyerek, kendini kaos içine sokuyor. Ülkeye dönüp konsere çıkıyor ve tam la la la derken, pandemide luppo almak için savaş verenler gibi üzerine akın ediyorlar. Ama onu sevdiklerinden değil. Aksine saniyeler önce onu çok seven hayranları bir anda ondan nefret ediyorlar ve onu öldürmek istiyorlar. Derken onu bu durumdan Polat Alemdar kılıklı ama
Bir Papatya Şarkısı 1K. Kübra Berk · Artemis Yayınları · 2025587 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2021 13:14
İnsanoğlu unutmaya meyilli ve hafızası kısıtlı. Sadece unutmak da değil olayları belli bir zaman sonra farklı anlatmaya da yatkınız. Hele medyanın haberleri servis ediş şeklini de düşününce bilgi kirleniyor, bazı olaylar hiç olmamış gibi oluveriyor. Bu nedenle korona günlerinde iki yazarın e-posta üzerinden yazışmalarını ve olayları okuma ve algılama biçimlerini okuyucularla sıcağı sıcağına paylaşmaları çok güzel olmuş. Koronada yaşlı olmak, bayramlar, annelik, evde olmak v.b temalar üzerinden yazarların söyleşisini okuyoruz bu kitapta. Ayrıca izledikleri filmler ve kitaplar da arada bu günlük hayatı okumalara ekleniyor ve söyleşileri zenginleştiriyor. Kitabın sonunda bazı ekran görüntüleri var: vefat eden sağlıkçılar, "luppo alan adam" la ilgili tweet'ler, zoom arka planları ile ilgili geyikler. Bu söyleşiyi belki şimdi okumak gereksiz ve can sıkıcı gelebilir ancak yıllar sonra çok değerli bir belge olacağını düşünüyorum.
Karantina Günlerinde Evin e-haliFatma Barbarosoğlu · İnsan Yayınları · 202076 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·204 syf.··
2020 114. kitabı
#okudumbitti #yorum @metinuca1 #tanrıvermişpırasahiçyenirmiyarasa @inkilapkitabevi Selamlar herkese Corona ile mücadele ettiğimiz bu zor günlerde birde caaanım ülkemde " trajikomik " pek çok olay da oldu. Araştırma kitabı olarak da tarihe not düşülmüş oldu bu kitapla. Mizahi yönünü çok beğendiğim Metin uca bu kitapta işte bu zor günlerde yaşadıklarımızı Verilerle bizlere sunmuş. Tüm dünyanın ve ülkemizin bu illet hakkındaki tutumlarını kanıtlı ispatlı belgelerin yanı sıra mizahi özelliğini de eklemiş. CoronaTurca ile bilgileri ve yaşananları okuyunca hafiften bir gülümseme ile ağırdan bir düşünce aldı beni. İşte burada çaresizlik içinde boğulmak üzereyken 3 tanesi Nazım Hikmet ait olan toplam 5 şiirle yine içimizde hep bir kıpırdama umuda tutundum. "Luppo'cu" abiden tutun da, "meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz" diyen Süleyman Demirel' e kadar, "Dezenfektan içelim içimizi temizlesin " diyen Trump'tan tutun, canım polisimin yüzüne tüküren sözüm ona kulluk görevini yerine getirip, insani yönünü umrede bırakan teyzeye kadar pek çok konuya da değinilmiş. Ben anlatımı ve kitabı çok beğendim. Sonuca ne kadar uzak ne kadar yakınız? Corona aşısından sonra  cehalet önleyen bir aşı çalışması da yapılır mı? Diye bir takım sorularla başbaşa kaldım. Sonra kitap kapağına bakıp sol işaret parmağın beyni sağ orta parmağın da direkt karşıdakini hedef göstermesi ile sadece sustum
Tanrı Vermiş Pırasa Hiç Yenir mi Yarasa!?Metin Uca · İnkılap Kitabevi Yayınları · 2020126 okunma
Puan vermedi·72 syf.·
2020 47. kitabı
Yaşamak mucizedir. 1912 yılında hızla yayılan bir vebanın insanlık tarihini nasıl alt üst edeceğinin distopyasını anlatıyor. Kısa öz, sarsıcı ve corona virüs zamanlarında gerçekleşemeye yüz tutan tespitler ile real korkular yaratan bir eser. Kızıl veba, medeniyeti dünya üzerinden silip süpüreli altmış yıl olmuştur. Hayatta kalmayı başaran bir avuç insan kalmıştır. İlkel zamanlara geri dönülmüş, yaşam yine “yemek-çoğalmak-hayatta kalmak” üçgenine hapsedilmiştir. İnsanlar kabilelere bölünmüş, vahşi doğa sanattan ve modern hayattan çok uzakta kalmıştır. Yeni nesil insanlık bütün batıl inançlara bağlıdır. Eski dünya düzenini anlatan tek tanık onlara için bir hurafe anlatıcısıdır. ...... Bunlar J. London’ın müthiş zihinin ortada bir veba yokken insan ırkının oluşturduğu medeniyete ne kadar bağlı kalabileceğini anlatmaya çalıştığı eserdir. Peki şimdi 2020’de biz neler yaşıyoruz? London insan psikolojisini nasıl okumuş ve biz nasıl yaşıyoruz? J. London’ın düşünceleri için kitaba uğrayınız. 2020 coronası için buyurun. Kızıl Veba’dan günümüz Coronasına Covid-19 Çin’in Wuhan kentinde çıktığında bize hiç bulaşmayacağını ya da yaza denk geleceğini ve virüsün sıcakta etkin olmayacağını konuştuk. İzleyiciydik, rahattık,... Bir gün modern insanın kuş misali uçtuğu yerden olmazlarımızı ülkemize getireceğini beklemiyorduk. Bir gece 10 Mart 2020 Türkiye’de ilk vaka yurtdışı temaslı bir vatandaşta görüldü. Vatandaş 14 gün izole altına alınıp temas kurduğu kişilerde uyarılıp, test yapılıp hemen 14 gün karantinasına alındı. Uçuşlar iptal.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
8/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2020 05:19
Kemal TAHİR’in inişli çıkışlı hatta Sabahattin Ali gibi zorlu geçen hayatın içerisinde ancak bu kadar güzel bir eser çıkarılabilirdi... Kitap içeriği hakkında okumak isteyen kitap dostlarımız için kısaca yazacağım. Kitabı kim ve neden okumalı diye düşündüğümde - ilk önce tüm lise öğrencilerimiz, Üniversiteli kardeşlerimiz ve iş hayatına atılmış herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. -Neden okumalıyıza geldiğimizde yaşadığımız toprakların tarihte nasıl bizlere kazandırıldığını bir nebze de olsa anlattığı için. Baba öğüdünün ne kadar önemli olduğunu ve büyüklerimizin tecrübelerinin küçümsenmemesi gerektiği, Dinler arasında insanları ne kadar özgür olduğunu işlemesi (günümüzde yazmış olsa bence düşünce özgürlüğünü de işledi ) Yine kişinin dininin, soyunun ve etnik kimliğinin önemi olmadan da kendisini yaşamış olduğu toprağa nasıl ait olunabileceğini çok güzel bir şekilde işlemiş ki benim en çok hoşuma giden tarafı bu oldu... Kısa yazacağım dediğim için devam etmiyorum... Okumak bir luppo :) olmasa da tutku’dur :) Kitapla kalın şiirle yaşayın...
1000Kitap
Devlet AnaKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20198,8bin okunma
"Ütenlerle, ütülenlerin çağı bu yeme kendini..."
9/10
·568 syf.·
2020 67. kitabı
Fakir Baykurt diyor ki: "Epeyden beri kafamda gezen bu romanı Mamak Askeri Cezaevinde yatarken geliştirdim. Bitmedi, Ankara Sivil Merkez Cezaevine geçtim. Yapacak iş yok. Yazma olanağı da yok. Ne yapayım? Vurdum voltamı, kurdum romanımı. Çıkınca da hemen yazdım... Gerçi bu romanda doğrudan doğruya cezaevi geçmiyor. Ama halkımızın macerasına cezaevinden bakıyorum. Ne rastlantı, hem de Cumhuriyet'in 50'nci yılında! Ve başka bir rastlantı, bu notu yazdığım gün, kesinleşmiş bir cezayı çekmek üzere gene cezaevine giriyorum. Yeni voltalara, yeni romanlara..." Şu zorba düzenin gerçek yazarlarımıza tek katkısı da bu olsa gerek, yüzlerce roman, hikaye atılan o voltalar esnasında gelişti, kaleme alındı bize ulaştı. Fakir Baykurt da bu koca eseri kesinleşmiş cezalarını çekerken kurguladı. Bu coğrafyada daima var olacak iki şey nedir diye sorda biri şunları söylerdim: 1- Cehalet 2- Cehaletle savaşı anlatan yazarlar. Fakir Baykurt 1972'de yazdı bu kitabı yaklaşık yarım asır geçti üzerinden geldiğimiz seviye Koronavirüs salgınında acemice verilen bir sokağa çıkma yasağında panik olan halkın marketlerde "Luppo, Cola ve pırasa alması" demek ki geçen yarım asır ve değişen dünya cehaletin adeta bir arsenik gibi ruhumuza damıtılmış olduğu o vaziyetten kurtulamadık o zehrin bizi ne zaman öldüreceğini bekler bir vaziyetteyiz. Okullar okuyup kendine fikri hür, insanlık bilinci gelişmiş süsü veren insanlarımıza bakıyorum felsefe, sosyoloji, psikoloji ve en önemlisi post-modern kitaplar ellerinden düşmüyor evreni ve kendimizi anlamlandırma çabalarımız gayet güzel ama özümüze bakmıyoruz bizim etrafımız dört koldan cehaletle sarılı cehaletle verilen savaşların hiçbirinde o üst okumaların faydası olmayacaktır çünkü karşınızda hacı hoca tarafından işlenen, toprak ağaları tarafından sömürülen
KöygöçürenFakir Baykurt · Remzi Kitabevi · 1979369 okunma