2/10
·532 syf.··
2026 48. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:20
Spoiler icebilir. Bu benim ilk incelemem. Bu yuzden lutfen hatalarim varsa gormezden gelin. Bu kitabi okyanuslara merakim oldugu icin buyuk bir merakla okumaya basladim. Baslarda profesor, yardimcisi ve bir mizrakciyi iceren bir gemi denizler altinda kocaman yapiya sahip bir hayvani kovaladigini dusunuyor. Bu kisim beni cok heyecanlandirdi. Kitapta yeni bir canlidan bahsediliyor diye dusunmustum. Ancak kocaman yapinin bir denizalti oldugu farkediliyor ve uc karakterimiz burda esir konumuna dusuyor. Devaminda cok fazla rakam ve bilgi vardi. Bu yuzden olayin akisini cok takip edemedim. Bilimkurgu tarzinda oldukca macerali bir kitap ancak ben cok fazla bilimkurgu okumadigimdandir belki, kitabi cok zor bitirdim. Kitapta kocaman bir hayvanin olmasini ve bu hayvanla olan catismayi okumak isterdim. Hayalim kitaptakinden farkli oldugu icin zor bitirdim yani. O yuzden dusuk puan verdim ancak bilimkurgu sevenler bu kitaba bayilacaktir. Tesekkur ederim.
Denizler Altında Yirmi Bin FersahJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 202116,3bin okunma
10/10
·256 syf.··
2026 47. kitabı
Waris dirie'nin yaşam mücadelesini anlatan kitabı.. Waris adının anlamı çöl çiçeği.. Afrika Somali'li küçük kız çocuğunun kendi hayatını yaşayabilmek adına attığı boyundan büyük adımlar ve kararlar sonucu mankenliğe giden yolun zorlukları.. Dünyanın neresinde olursanız olun kadın olmak kız çocuğu olmak malesef daha zor... Cinsel istismar bitmiyor.. Erkek egemen toplumum dayatmaları sonucu kadın sünnetinin günümüze bu kadar yakın zamanda bu kadar yaygın olduğunu öğrenmek çok acı... Sıfır noktasındaki kadında Mısır'da ki kadın sünnetinden çok yüzeysel bahsedilmişti ancak burada Afrika'da Somali'de Waris'in mensubu olduğu göçebe kabilede evlenebilmek için şart koşulması.. küçük çocukların bu yüzden ölmesi, yaralanması, hastalanması ve en iyi ihtimalle hayatta kalıp ömür boyu yarattığı tahribatla cinsel açıdan haz duymamaya sebep olması...Babasının kendisini 5 deve karşılığı evlendirecek olması Waris'in ablası Aman gibi evden kaçmasına sebep olur 13 yaşında iken teyzesinin kocası Büyükelçi tarafından hizmetçi olarak Londra'ya götürülür.. 6yıl boyunca sadece onlara hizmet eder okuma yazma bilmesini istemez teyzesi iş dışında birşey yapmasına izin vermezler ve elçilikteki görevleri bitince Waris kalmak için elinden geleni yapar ve gerçek yolculuğu böyle başlar.. Ve kadın dergisine verdiği röportaj sonucunda Birleşmiş Milletler Özel Elçisi olarak kadın sünnetinin önlenmesi adına çalışmalarda yer alır. Hayat mücadelesini anlatarak belki de birden çok kız çocuğunun hayatının iyi anlamda değişmesine sebep olmuştur... Coğrafya kaderdir... ama kız çocuklarının kaderi lütfen güzel olsun...
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,7bin okunma
Reklam
Gitmek mi zor kalmak mı?
10/10
·64 syf.··
2026 26. kitabı
#okudumbi̇tti̇ "Çöpler mi toplanıyordu, yoksa kırılıp bin parçaya bölünen umutlar mı?" "Yok sayıldığım, değer görmediğim yerde nasıl mutlu olabilirdim ki?O bağırdı,ben sustum.Ben sustukça haklı zannetti kendini." Merhaba kitap dostlarım.Bugün size çok sevdiğim çiçeği burnunda yazar arkadaşım @sibel.dulger'in kitabı ile geldim.@potkalkitap'tan çıkan eseri okurken yeri geldi gözlerim doldu,yeri geldi karakterin yerine umutlandım. Kadına yönelik kitapları okumayı zaten çok seven bir okurum. Yazarımız da eserinde dokuz kısa öykü ile birbirinden farklı kadınların hikâyelerine yer vermiş. Kimi yok sayılan,kimi aldatılan,bazılarının kıymeti bilinmemiş, bazıları uçurumun kenarından dönmüş,yorgun,bitkin ama ne olursa olsun her daim 'Ben buradayım' diyen güçlü ve sapasağlam duran kadınlar, hikâyelere konu olmuş. Yalın,akıcı anlatımıyla her yerde karşılaşacağımız bu kadın karakter öykülerini okurken içinizin acımasına,hüzünlenmeye, bir parça umutlanmaya engel olamayacaksınız. Beni özellikle etkileyen öyküler 'Baharın Kalbinde Bir Kadın', 'İnci Küpe' ve 'Meryem' oldu. Kitaba ismini veren 'Yokuştaki Ev' ise nostaljik yapısıyla çok dokunaklıydı. İlk kitabı olmasına rağmen kurgudaki akıcılık, verilen mesajlar çok etkileyici.Sevgili Sibel yazmaya devam et lütfen,kalemin daim olsun canım Canım Merve iyiki önerdin iyiki okuduk birlikte, varol her daim @sibel.dulger @1kitap.1kahveee @potkalkitap @herayokuyanlarkulubu Merve #kitap #book
Yokuştaki EvSibel Dülger · Portal Kitap Yayınları · 202641 okunma
3/10
·432 syf.··
2026 25. kitabı
Bu kadar zorlama olabilirdi bir kitap! Konusu zaten tam bir klişe! Lütfen 1 haftamı geri alabilir miyim ? "Milletvekili olan kocası Liam öldürüldükten sonra tek şüpheli olan karısı Heather cinayetle suçlanır... En başından beri kocamı ben öldürmedim desede 18 yıl hapse mahkum olur ve 10 yıl sonra şartlı tahliye ile serbest kalır... Ve şimdi ki amacı kendisinin katil olmadığını ona komplo kurulduğunu kanıtlamaya çalışmaktır... Peki ya kendi suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışılırken kaç kişinin daha canı yanacak veya ölecek? " Böyle özetleyince çok heyecanlı değil mi? Asla öyle değil ama kurgu bi yerde hızını aldı akacak diyorum pat duruyo baş karakter Heather sürekli kurban modunda mıy mıy.... Yani demem o ki kitap sadece şişirilmiş bir pazarlama çalışması....
1000Kitap
AnneT. M. Logan · The Kitap · 2025252 okunma
Puan vermedi·500 syf.··
2026 44. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 15:44
Keşke-Bir Köy Enstitüsü Romanı/ Sema Soykan Son zamanlarda okuduğum kitaplar içinde ben en duygulandıran kitap diye başlayacağım incelemeye. Dram mı konusu diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Evet, dram efendim. Bir ülkenin gelişiminin, ilerlemesinin nasıl kötü niyetli eller eşliğinde durdurulduğunu anlatan yakın tarihimizin dramı. Hepimiz Köy Enstitüleri ismini biliyoruz ama tam olarak nedir Köy Enstitüleri? Neler yapmıştır? Nasıl kapanmıştır? Bilmiyoruz muhtemelen. Bir Anadolu Öğretmen Lisesi mezunu olarak oranın devami görürdük kendimizi ama detaylarını okudukça biz sadece minik bir uzantıymışız. Gerçi bizi de kapattılar ya, orası başka postun konusu. Sabia ve Fikret. Ikisi de fakirlikle mücadele içindeki iki köy çocuğu. Sınavları kazanmaları ile Köy Enstitüsülerinde eğitim öğretime başlayarak öğretmen olurlar. Fikret'in Sincan cezaevinde yazdığı mektuplardan,Sabia'nın da anlatımlarından okuyoruz Köy Enstitülerinin kuruluşundaki azmi, emeği. Çok saf bir aşk hikayesi içinde anlatıyor bize yakın tarihimizi Sema Soykan ve asla sıkmıyor. Elinizden bırakmadan okuyorsunuz. Sadece Köy Enstitüsülerini değil ülkemizdeki ilk uçak fabrikasından darbelere kadar. Ne bilgiler var içinde. Bilmediğim o kadar şey araştıracağım ki. Bir sürü pencere açtı bana kitap. Ne kadar anlatsam az. Lütfen okuyun, şiddetle önerimdir efendim!
Edebiyat
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,014 okunma
Kutlu Olsun I
7/10
·432 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:00
" Yetmeyecek. Ben artık bana sunulan kırıntılarla yetinmek istemiyorum, Rüzgar. Bu, en çok da senin için geçerli. Ya hep, ya hiç. -Meltem T. A. " İlk konuşmalarında bir sürü günlerini kutlayarak hep bir konu açtı Meltem. Sevdiğini söylemesine rağmen Rüzgar hep dedi ki, Sen eski hislerimizi seviyorsun. Ancak Meltemin söylediği tam tersi oldu... Görelim ama ben sana hep seni seviyorum dedim... Bir telefon araması size geçmişinizi verebilir miydi? Rüzgar ve Meltem için tam da böyle olmuştu. Yaptıkları daha doğrusu Meltem'in Rüzgar'ı araması ve konuşmaları onlara geçmişlerini verdi. Telefonda yaşanan bir olaydan sonra 1 aylık gibi zaman atlaması oluyor. Sonrasında Rüzgar geliyor ve bam! Rüzgar ve Meltem bir anda kendilerini güzel bir maceranın içinde buluyorlar. Yazım dili bazı yerlerde komik olsa da içinde biraz dram barındırıyor. Geçmişten gelen misafir ya kalıcı olacak ya da bizim hayatımızda temelli bir ev sahibi olacak. Rüzgar ve Meltem işte... Tam bizimkilerin hikayesi ya bu cümle. Buraya çok şey yazarım ancak yazacağım bir cümle bile spoiler olarak değerlendirilebilir. Süslü kelimeleri pek sevmem ancak yapılması gerektiği düşüncesini de haklı buluyorum. Bu yüzden biz yorum yapıp sonrasında direkt alıntılara geçelim. Yazım dili basit gibi görünse de altında anlam barındıran birçok kelime var. Bunları anlamamız gerekiyor ki devamında gelen cümleler bize anlamsız gelmesin. Bunun için bir yeri iki kere falan okumuş olabilirim. Yetimhanelerin kötülenmesi değil de belki de yazarımız, yaşanılanlara şahit olmuştur falan. O kadar kötüleme yoktu ama bir yandan da şöyle düşünürsek, bu okuduğumuz bir kitap. O ise, yaşanılan bir hayat. Daha fazla sözü uzatmayacağım... Finalde öyle şeyler oluyor ki ben hiç duraksamadan Kutlu olsun I'nin satırlarında kendimi buluyorum.
Kutlu OlsunAyça T. K. · Pukka Yayınları · 0814 okunma
Reklam
Reklam