Bana lütfen söyleyiniz: Bir bitin bizim vücudumuzu bir dünya sanmasına ve içlerinden biri kulağınızın birinden ötekine gittiğinde, arkadaşlarının onun dünyanın bir ucundan diğerine seyahat ettiğini veya bir kutuptan diğerine koştuğunu söylemelerine inanmak o kadar garip midir? Evet, kuşkusuz bu küçük halk sizin kıllarınızı ülkesinin ormanları, salya sümük dolu deliklerinizi çeşmeler, derinizdeki çıbanlarınızı ve uyuz böcekçiklerini göller ve su birikintileri, kan şişliklerini su taşkınları zannederler; öne ve arkaya taranırsanız da, bu hareketi okyanusun gel-gitine verirler.
Ağustos 1915, Maydos
Bana göndermek lütfunda bulunduğunuz kitapları ve hediyeleri aldım. Bunun beni ne kadar sevindirdiğini tasavvur edemezsiniz. Şükranlarımı ifade için yeter derecede kelime bulamıyorum
Bilhassa son mektubunuz beni son derece memnun etti. Sizinle uzun uzun konuşamadığım için beni mazur görün lütfen. Beni işgal eden çalışmalarımı tasavvur edersiniz. İlk fırsatta size daha uzun yazmaktan geri kalmayacağım! Şimdilik en acele hürmet ve selamlarımı kabul buyurmanızı, ebeveyninize de hürmetlerimi bildirmenizi rica ederim.
M. Kemal
Analartalar Grubu Kumandanı
17 mayıs 1915
Maydos Karargahı (Çanakkale)
Aziz dostum,
Son kartınız, Maydos'a Fethi'nin bir zarfı içinde geldi. Siz ki benim hayatımı takip etmekten memnun olmak istersiniz. Siz ki her şeyden haberiniz olduğunu iddia edersiniz. Nasıl oluyor da benim muharebe meydanında bulunduğumu öğrenmediniz? Bunun benim hatam olduğunu mu söylemek istiyorsunuz?
Tabii, değil mi, cidden hayret ettiniz sanırım.
Ben Maydos'ta bulunur, gece gündüz düşmanla savaşırım da aziz dostum Corinne bunu bilmez ve kartları ile mektuplarını bermutad Sofya'ya gönderir, bunları da benim yerime hep Fethi Bey alır. Vaziyet Çanakkale Boğazı'nda biraz buhranlı bir hal kesbedince, aziz dostunuz Nuri'nin eski mevkii olan Tekirdağ'a gidip orada bulunan bir fırkamızın kumandasını deruhte etmemi isteyen gayet müstacel bir telgraf aldım. Yeni dostlarıma! veda bile edemeden hemen Sofya'dan ayrıldım, Biliyorum ki bu benim tarafımdan bir nezaketsizlikti. Mısır'a gitmeden ve Kudüs'te istirahate karar
vermeden sizde bir akşam yemeği yiyen ve size hararetle veda eden Nuri hiçbir zaman benim gibi hareket etmek istemez.
Neyse 24 saatte Tekirdağ'da hazırdım ve bir fırka teşkili ile meşgul oldum. Sonra teşkil ettiğim fırka ile Maydos'a gitmek ve orada bulunan bütün kuvvetlerin kumandasını üstlenmek emrini aldım
Bu kuvvetler Çanakkale Boğazı'nı müdafaa eden takriben iki topçu fırkasıydı.
İki aydır buradayım ve Çanakkale Boğaza'nı, Müttefiklerin ihraç teşebbüsünde bulunan donanmalarına ve kuvvetlerine karşı müdafaa ediyorum. Bu ana kadar, aziz Corinne, hep muvaffak oldum ve ayı yerde kalırsam, kuvvetle ümit ediyorum ki daima da muvaffak olacağım. Burada benim ismimin duyulmamasına hayret etmemeli, çünkü ben mühim bir muharebenin kahramanı