Öyle sanıyorum ki, sözgelimi kaçınılmaz bir felaket karşısında, üzerine bir ev yıkılırken falan insan birden yere çömelip, ne olacaksa olsun! diye gözlerini kapayıp beklemek ister.
Fakat her saadet gibi, ölüm de insanı peşinden koşturuyor, ona da gitmek lazım. Birçok insanların kendilerini bir ağaca asmalarında, boğazlarına ustura dayamalarında, bir binanın üst katından aşağı atılışlarında, hep aynı irade.
Nihad, yaşamanın sırlarını anlamak için, her yeni hakikati yutmaya hazırlanmış aç bir tecessüsle, bugüne kadar, hayatta ve kitaplarda, şu basit mananın anahtarını aradı ve buldu: yeryüzü, rezillerindir!