Evime doğru yol alırken, bilincimizin alışkanlıklarımıza katkıda bulunmaktan nasıl hızla vazgeçtiğini, onlarla ilgisini tamamen kesip kendi başlarına gelişmelerine izin verdiğini ve bu durumda, ahlaki ya da zihinsel değerleri belki de bağımsız olarak, bambaşka bir yönde gelişen kişilerin eylemlerini tamamen dışarıdan, benliklerinin tamamını kapsadıkları varsayımıyla gözlediğimiz takdirde, ne kadar şaşırabileceğimizi düşünüyordum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
bir daha çay isteyemeyeceğimi anlamıştım. Ben, değil böyle uzakta uyuklayan bir adamı, en işlek yerde vızır Vizir koşuşturan garsonları bile çağıramazdım çünkü; iş bana düşmüşse elim ayağıma dolanırdı hemen, ıkınır sıkınır, sonra da garson milletinin eğitilmemişliğinden dem vurarak, onların müşterinin ne istediğini küçük bir kıpırdanışından şıp diye anlamaları gerektiğini ileri sürerdim. Gene de bir yolunu bulup onları çağırmaya çalışırdım tabii, ama ben ne zaman elimi havaya kaldırsam birdenbire ortalıktan yok olurlardı.Olmamışlarsa bile görmezlerdi beni, sanki yokmuşum gibi yanımdan geçip giderlerdi