n.

n.
@lvehimler
Ben bu ağrıyı kendime meşru kılmışım, eteğimdeki taşları bilmem kaç cihanda dahi dökemeyeceğimi bilirim artık
Ateşe düşmeyen yanmayı nereden bilsin? Elini bıçak çizmeyen kanın rengini nasıl öğrensin?
Sayfa 59·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
ey geçmiş ve gelecek zamanların dişil ve doğurgan, duygusal ve duyarlı, hanım hanımcık, durağan, ve çaresiz ve lekesiz bütün hikâye kahramanları. Adım adınızla birlikte anılsa da, dağlar ve ırmaklar arasında, gökler ve yer arasında olduğu kadar mesafe olacak adımla adınız arasında. Siz, yazgınızla iffetli, çaba harcamayacaksınız eteğinizdeki çamuru akıtmaya. Ben yazgımı yükleneceğim önce sonra yazgımdan iffet çıkaracağım
Sayfa 48·Kitabı okuyor
Yükselmek için düşmek, arınmak için kirlenmek, çıkmak için batmak lâzım. Yeniden doğmak için ölmeli insan bir kerre, ruh olmak için teni yakmalı kadın ve suyun serinliğini bilmek için ateşe düşmeli kadın.
Sayfa 47·Kitabı okuyor
Başına bir kez olsun gerçek elmaslardan yontulmuş bir tâc takmamış olan yapay taşlarla oyalanmanın acısını nereden bilecek? Göz kapaklarının ardına bir kez olsun ışık düşmemiş olan karanlıktan nasıl şikâyet edecek?
Sayfa 41·Kitabı okuyor
Bir yuvanın sıcaklığı olması gerekirken yerin, bir annenin ya da babanın kucağında değil de neden bir kuyunun derinindesin?
Sayfa 25·Kitabı okuyor