n.

n.
@lvehimler
Ben bu ağrıyı kendime meşru kılmışım, eteğimdeki taşları bilmem kaç cihanda dahi dökemeyeceğimi bilirim artık
8/10
·125 syf.··
2026 5. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 10:54
Normalde incelemelerimi hep kitabı okuduktan hemen sonra yazmaya başlarım ama ilk defa okuduktan neredeyse 2 ay sonra yazıyorum. Bunun sebebi bu kitabın hak ettiği değeri gördüğünü düşünmemem. Instagram'da hep karşıma bu kitapta hayal kırıklığı yaşayanlar çıkıyor. O yüzden bugün bu kitap hakkındaki yanlış beklentiden bahsedeceğim. ​Çoğu kişi bu kitabı anlatırken cinsiyet rollerinin değiştiğini söylüyor; ki bunu ben de yapıyorum çünkü anlatılan bu yani. Canımız Nazım abimizin kitabevinde melisa’ya böyle böyle mükemmel bir kitap dedim ve aldırdım. Ama galiba sonucu biraz hüsran oldu onun için. Yani insanlara cinsiyet rollerinin değiştiği şeklinde anlatılınca, gördüğüm kadarıyla kafalarında canlanan şey; erkeklerin kadınların yaşadığı zorlukları anlayıp empati kuracağı ya da durumun sadece sembolik kalacağı yönünde oluyor. Yani daha yumuşak, bir ders çıkarma hikayesi gibi bir şey bekliyorlar. Ama bu şekilde değil. ​Eser 1968 senesinde yazılmış. O dönem şartlarında çoğu kişi tarafından normal karşılanan (şu an bile bir kesimin normal karşıladığı) rahatsız edici cinsiyet rollerinden bahsediyor. Bu kitapta çoğu meslek sahibi kadın. Kadınlar hapse giriyor, küfrediyor, evde kocalarını dövüyor, kocalarını aldatıyor, gece sarhoş olup bekçiler ile kavga ediyor, genelevlere gidiyor. Bu kitapta genelevde çalışanlar erkek. Herhangi bir işe girmek istediğinde namusunu koruyamayacağı söylenenler de erkek. Erkekler sabahtan akşama evde oturuyor, örgü örüyor, yemek pişiriyor, çocuklarına bakıyor, yaşadığı şeyler karşısında "Karımdır döver de sever de" diyor, komşusuna kahve içmeye gidip dedikodu yapıyor, karısından yakınıyor. Hatta kitaptan birkaç alıntı eklemek istiyorum; buradaki cümleler aslında günümüzde hâlâ kullanılan kadına yönelik o kalıplaşmış cümlelerin birebir uyarlaması
Tersine DünyaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,109 okunma
n.
Kitapları bu kadar geniş pencereden inceleyebilmeni çok seviyorum. Muhtemelen bu incelemeni okumadan kitabı okusaydım direkt kitabın içinde hissedecektim ve bu rahatsızlık hissi beni de sarınca memnun olmayacaktım. Şimdi nasıl bakmam gerektiğini biliyorum. Teşekkür ederiz birtanemm eline emeğine sağlık💌
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Başarı mı Vahşet mi? Jinekolojinin "Babası" ve Anneleri
9/10
·112 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 21:04
Kitap ve araştırmam bittiğinde açıkçası ne düşünmem gerektiğini bilemedim. Dünyada milyonlarca buluş var ve bunlar çat diye oluşmadı; bir şeylerden feda edildi. Zaman, sağlık, huzur... Feda edilen şeyler olmasa belki de bu buluşlar olmazdı ama tıp icatları söz konusu olduğunda hep garip hissetmişimdir. ​Jinekoloji, en genel tanımı ile kadın üreme sisteminin yapısal ve işlevsel özelliklerini, bu sistemde görülen hastalıkları inceleyen; tanı ve tedavi yöntemlerini kapsayan tıp dalıdır. Şüphesiz diğer alanlar gibi çok önemli bir alan ve jinekolojinin buralara gelmesinde yardımı olanlar da bir o kadar önemli. J. Marion Sims, modern jinekolojinin babası sayılan doktordur. Kendisi; günümüzde kullanılan sentetik dikişlerin ve paslanmaz çelik telin temeli olan gümüş teli buldu diyebiliriz. Keza Sims Spekulumu, Vajinal Kateter ve Sims pozisyonu da buna dahildir. Peki bu başarı sadece ona mı aitti? Bunca şey bulunana kadar denek olan kadınlar ne olacak? ​Anarcha Westcott, 1845 yılının yazında 17 yaşında doğum yapan bir genç kızdı. Doğumu 3 gün sürdü ve çok acılı geçti. Doğum sonrası bebeğini kaybeden Anarcha’da ise "fistül" dediğimiz hasarlar kaldı. Fistül, o dönemlerde yaygın bir hastalıktı. Bebek doğum kanalında sıkışıp kaldığında, bebeğin başı annenin iç dokularına (mesane ve vajina arasına) saatlerce baskı yapıyordu. Bu baskı o bölgedeki kan akışını durduruyor ve dokuların ölmesine sebep oluyordu. Doğumdan birkaç gün sonra ölen dokular düşüyor ve mesane ile vajina arasında "yapay bir delik" oluşuyordu. Dr. Sims’e başta bu vakalardan gelse de kendisi bunu tedavi edemeyeceğini söyleyip herkesi geri gönderiyordu. Bir gün, attan düşen bir kadının tedavisi esnasında aslında fistülü net bir şekilde görebildiğini ve bunu tedavi edebileceğini fark etti. ​Bunun sonucunda
Anarcha SpeaksDominique Christina · Beacon Press · 20181 okunma
n.
Kadınların yıllarca bu acıya katlanması ve siyahilerin beyazlara göre daha az acı hissettiği yönündeki bu ırkçı söylemlerin vahşeti okurken bile kanımı dondurdu. Empati yapmak isterken bile o acının kıyısından kaçıyor insan. Her bilim dalının tarihinde kan yatsa da bunu okumak çok tuhaf hisler doğuruyor. Anıtlarının bile atılabilir malzemelerden oluşması... Araştırman ve incelemen içim teşekkür ederiz birtanem bugünde çok derin anlamlar kattın💌🫶🏻

elif

, bir kitap okudu
8/10
·264 syf.·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 17:39
·
2026 17. kitabı
Ayfer Tunç
7.6/10 · 13,7bin okunma
elif isimli okura yanıt verildi
n.
ALLAH'IM LÜTFEN BEĞENSİN ÇOK SEVSİN AMİN

n.

, bir kitap okudu
10/10
·416 syf.·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 20:32
·
2026 2. kitabı
Irvin D. Yalom
9/10 · 70bin okunma
elif isimli okura yanıt verildi
n.
melisa her sayfa başı duraklatıyor çarpıyor ama elimden de bırakamıyorum asiri hos

n.

, bir kitap okudu
10/10
·416 syf.·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 20:32
·
2026 2. kitabı
Irvin D. Yalom
9/10 · 70bin okunma
elif isimli okura yanıt verildi
n.
Of sen bu isi biliyorsun loveyou💌