Kitap ve araştırmam bittiğinde açıkçası ne düşünmem gerektiğini bilemedim. Dünyada milyonlarca buluş var ve bunlar çat diye oluşmadı; bir şeylerden feda edildi. Zaman, sağlık, huzur... Feda edilen şeyler olmasa belki de bu buluşlar olmazdı ama tıp icatları söz konusu olduğunda hep garip hissetmişimdir.
Jinekoloji, en genel tanımı ile kadın üreme sisteminin yapısal ve işlevsel özelliklerini, bu sistemde görülen hastalıkları inceleyen; tanı ve tedavi yöntemlerini kapsayan tıp dalıdır. Şüphesiz diğer alanlar gibi çok önemli bir alan ve jinekolojinin buralara gelmesinde yardımı olanlar da bir o kadar önemli. J. Marion Sims, modern jinekolojinin babası sayılan doktordur. Kendisi; günümüzde kullanılan sentetik dikişlerin ve paslanmaz çelik telin temeli olan gümüş teli buldu diyebiliriz. Keza Sims Spekulumu, Vajinal Kateter ve Sims pozisyonu da buna dahildir. Peki bu başarı sadece ona mı aitti? Bunca şey bulunana kadar denek olan kadınlar ne olacak?
Anarcha Westcott, 1845 yılının yazında 17 yaşında doğum yapan bir genç kızdı. Doğumu 3 gün sürdü ve çok acılı geçti. Doğum sonrası bebeğini kaybeden Anarcha’da ise "fistül" dediğimiz hasarlar kaldı. Fistül, o dönemlerde yaygın bir hastalıktı. Bebek doğum kanalında sıkışıp kaldığında, bebeğin başı annenin iç dokularına (mesane ve vajina arasına) saatlerce baskı yapıyordu. Bu baskı o bölgedeki kan akışını durduruyor ve dokuların ölmesine sebep oluyordu. Doğumdan birkaç gün sonra ölen dokular düşüyor ve mesane ile vajina arasında "yapay bir delik" oluşuyordu. Dr. Sims’e başta bu vakalardan gelse de kendisi bunu tedavi edemeyeceğini söyleyip herkesi geri gönderiyordu. Bir gün, attan düşen bir kadının tedavisi esnasında aslında fistülü net bir şekilde görebildiğini ve bunu tedavi edebileceğini fark etti.
Bunun sonucunda