6/10
·384 syf.··
2026 11. kitabı
İlk kitap için Başkayer -tutuklanan, ekstra olan insanlar- ve numaralandırma sistemi detaylı anlatılsaydı daha güzel olurdu demiştim. İkinci kitapta yazar Başkayer'den bolca bahsediyor ki baş karakterimiz Kitty, Knox ve Daxton tarafından tutuklanıp Lila olarak Başkayer'e gönderiliyor. Başkayer'de bir yandan hayatta kalıp yaşamaya çalışırken bir yandan da Karaceketlilere -Devrim için bir araya gelmiş örgüt- yardım edip hep beraber Başkayer'i ele geçirmeye çalışıyor. Ve Kitty geçmişi ile ilgili büyük bir sırrı öğreniyor. Kitty ekstrayken III olmayı, III iken VII olmayı, VII iken X olmayı deneyimlerken, hayatının nasıl çalındığını okuyoruz. Gerçekten Kitty'in Lila olarak maskelenmesi benim zoruma gidiyor. İlk kitaba göre içeriği daha yoğundu ve ilk kitap gibi okuması rahat çabuk okunabilecek bir kitaptı. Kitap yine tahmin edilebilir bir şekilde ilerledi ve yine olaylar çok çabuk çok basit gerçekleşti. Merak edenler okuyabilir. Keyifli okumalar, kitaplı günler...
VezirAimee Carter · Ephesus Yayınları · 20163,044 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2026 254. kitabı
Zülfü Livaneli, Osmanlı sarayının o tekinsiz, boğucu ve güç savaşlarıyla örülü dehlizlerini; efendi ile köle, iktidar ile mahkumiyet arasındaki o bıçak sırtı ilişkiyi muazzam bir psikolojik derinlikle masaya yatırıyor. Roman, XVII. yüzyılda Topkapı Sarayı’nın zindanlarında, idam edilmeyi bekleyen bir padişah (Şehzade) ile onun çocukluğundan beri yanında olan, ona hem hizmet eden hem de onun celladı olmaya hazırlanan saray hadımı Habeş Süleyman’ın hikayesini konu alıyor. Eser, gücün insanı nasıl canavarlaştırdığını ya da nasıl çaresiz bıraktığını anlatırken, klasik bir tarih romanının ötesine geçerek evrensel bir güç alegorisine dönüşüyor. Livaneli; tahtını kaybeden bir sultanın bir anda nasıl en zavallı yaratığa dönüşebileceğini, köleliğin ise sadece zincirlerle değil, zihinlerde nasıl kökleştiğini Süleyman’ın iç hesaplaşmaları üzerinden harika bir dille işliyor. Kitaba adını veren o soğuk, büyüleyici ve ölümcül "Engereğin Gözü" motifi, saraydaki o sürekli izleme, izlenme, korku ve ihanet sarmalını kusursuz bir şekilde simgeliyor. *Engereğin Gözü*; tarihin tozlu sayfalarından beslenen ama insan doğasının o değişmez karanlığına, taht hırsına, aidiyet duygusuna ve özgürlük kavramına ışık tutan; diliyle, atmosferiyle ve sarsıcı finaliyle edebiyatımızın en özgün ve sürükleyici dönem anlatılarından biridir.
Engereğin GözüZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201924,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
5/10
·384 syf.··
2026 8. kitabı
Kolay okunan bir kitaptı. Puntosunun büyük oluşu okumamı hızlandırdı. Hızlı hızlı okuyup bitirdim. Beğendim mi? Normal bir kitaptı, okusam da olurdu okumasam da. Yıllar önce popüler olan bir seriydi. Almıştım ve yeni okuyabildim. Spoiler ile yorumumu yazacağım. Kitty Doe baş karakterimiz 17. yaş gününde sınava giriyor. Bun sınavdan alınan puan insanları I'den VII'ye kadar numaralar ile damganmasını sağlıyor. Kitty III numara ile damgalanınca hayatın yaşanmaz olacağına inanıyor ve sevgilisi Benjy'den ayrılmamak için geneleve gidiyor. Orada çalışmaya karar veriyor. Yaşanan gelişmeler sonrasında Başbakan peşine düşüyor ve çalışmak için çıktığı gece genelevde Başbakan Daxton Hart tarafından satın alınıyor. VII olması için başbakanla anlaşma yapıyor. VII numara sadece yönetici Hart'ların sahip olabileceği bir rütbeyken Kitty Doe bir sabah kendini suikasta uğramış ve ölümü gizlenmiş Lila Hart'ın bedeninde VII numara olarak uyanmış buluyor. Lila Hart ise yönetici aileden biri. Başbakanın yeğeni. Kitty, Lila olarak sürekli ölümle burun buruna kalıp hep hayatta kalmaya çalışıyor hem sevdiklerini korumaya çalışıyor hem de düzeni değiştirmeye çalışıyor. Lila Hart'ın başlattığı direniş hareketini Kitty Doe Lila'nın bedeninde gerçekleştirebilecek mi? Kitapta damgalama sistemine daha çok yer verilebilirdi ve daha güzel açıklanabilirdi. IV ve üstü rahat bir yaşam sürerken III kanalizasyon temizliğine gönderiliyor. I Başkayer'e gönderilirken VI üst düzey idare alanında görev alıyor. Zekaya göre damgalanıyorlar. Herkes eşit şartlara büyümüyor. Kitty ve Benjy 40 kişilik grup evinde büyümüş ve IV numara tek bir kişi, Nina tarafından büyütülmüş. Bunları daha detaylı okuyabilirdik. Tamam eşit olmayan sistem için savaşıyorsunuz ama portakal çaldığı için ya da hükümet aleyhinde konuştuğu
PiyonAimee Carter · Ephesus Yayınları · 20164,416 okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 17:15
Nûrü’l-Îzâh ve Necâtü’l-Ervâh, XVII. yüzyıl Hanefî fakihlerinden Hasan b. Ammâr eş-Şürünbülâlî tarafından kaleme alınmış, ibadetler fıkhına dair temel eserlerden biridir. Müellif, bu eserinde Hanefî mezhebinin tercih edilen görüşlerini esas alarak taharet, namaz, oruç, zekât ve hac konularını özlü ve sistematik bir şekilde ele almıştır. Fıkıh eğitimine yeni başlayan öğrenciler için hazırlanmış olan eser, sade dili ve anlaşılır üslubuyla İslâm dünyasında asırlar boyunca medreselerde ders kitabı olarak okutulmuştur. Hükümlerin delillerine ve mezhepler arası tartışmalara ayrıntılı şekilde yer vermek yerine, uygulamaya yönelik temel bilgileri öğretmeyi hedeflemiştir. Bu yönüyle hem başlangıç seviyesindeki talebeler hem de ibadetler fıkhını düzenli bir şekilde öğrenmek isteyen okuyucular için önemli bir başvuru kaynağıdır. Eser, Hanefî fıkıh geleneğinde büyük kabul görmüş; müellif tarafından yazılan İmdâdü’l-Fettâh ve daha sonra kaleme alınan Merâkı’l-Felâh gibi şerhlerle daha geniş bir ilim halkasına ulaşmıştır. Günümüzde de birçok İslâmî eğitim kurumunda ibadetler fıkhına giriş metni olarak okutulmaya devam etmektedir.
Nurul İzahŞürünbülâlî · Kitapkalbi Yayıncılık · 201846 okunma
10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Kitabın başlangıcı bile Türk’ün ne kadar medeni ne kadar ileri görüşlü ne kadar ince fikirli olduğunu gözler önüne sererek ilerliyor.alparslan’ın Diojen karşındaki tutumu onun onurunu incitmemek için yanında çadır kurdurması fakar ülkesine dönen diyojenin kendi tarafında gözleri oyulması ve ölmesi melikşahın zaferi kardeşine nasip olsun diye dua etmesi takvimin yenilenmesi avrupanın ise 1582 de takvimi düzeltmesi bakın durun daha başlamadık I haçlı seferi 1096-1099: Günaha bulanan hristiyanların tövbe etmesi zengin günahkar için 4 ing altını fakir için 9 şiling bununla da yetmeyip 300 yıllık bir günahkar cezası çıkıyordu din buna bir kılıf buldu ve haçlı seferine katılacak olanların günahlarının affedileceğini duyurdu hatta ölenlerin cennete gideceği Papa II urbanus fransa’ya dönerek Clermont Konsilini topladı fransanın en önemli lideri Tolulouse kontu Raymond de Saint Gilles ve başpiskopos Adhemar de MOnteil talip oldular oluşan haçlı ordusuna katılım büyüktü kadınlar çocuklar herkes içindeydi ( nede olsa günahları affedilip cennete gidecekler ) Bizans imparatoru I Aleksios bu büyük kalabalığı istemedi çünkü geçtikleri yerleri talan edecek çok zarar vereceklerdi ki öyle de oldu .bunun üzerine Aleksios haçlılara refakatçi ordular verdi . Ağustos 1096 yılında 4 esas haçlı ordusu avrupanın değişik yerlerinden yola çıktı . 1.ordu Fransalı Franklar ordusu Vermandois kontu hugue le grand robert courteheuse ve robert flndralı loren kaynaklı orduyu gecikmeyle takip edecek 2.ordu Loren kaynaklı ordu almanyayı geçip balkanlara kuzeyden girecek aşağı loren dükü godfrey de Bouillon kardeşi Baudouin de Boulogne ve kuzeni Bourglu Baudouin 3.ordu Güney Fransalılar ordusu Toulouse kontu IV Raymond veya Raymond Saint -gilles kuzey italyadan balkanlara girip Sırbistan ve Makedonya
Türklere Karşı Haçlı SeferleriRaşid Erer · Kaknüs Yayınları · 200218 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 00:00
Bu kitabı her elime aldığımda içimde tarif edemediğim bir sızı uyanır; çünkü bilirim ki Bir Delinin Hatıra Defteri, alelade bir çıldırma hikayesi değil, unvanların ve sınıfların insan onurunu nasıl un ufak ettiğinin hikayesidir. Romanın kahramanı Poprişçin, müdürünün odasında sadece kalem yontmakla görevlendirilmiş o dokuzuncu dereceden küçük memur, aslında aklını kaybetmeden çok önce toplumun o kaskatı duvarlarına çarparak ruhunu kaybetmeye başlıyor. Üstü başı eski olduğu, statüsü yetmediği için sürekli aşağılanan, evindeki uşağı Tuva tarafından bile ciddiye alınmayan bu adam, bir de gidip genel müdürün kızı Sophie’ye aşık olduğunda hayat onun için iyice çekilmez bir hal alıyor. Sophie’nin düşürdüğü o dantelli küçük mendili koklayarak avunmaya çalışması, onun o asil dünyasına ait kokularda teselli araması kalbimi sızım sızım sızlatıyor. İşte tam bu kırılma noktasında, o katı ve acımasız gerçeklikle baş edemediği an zihni ona acıyor ve onu korumak için hayal dünyasının kapılarını açıyor. Sophie’nin küçük köpeği Meggy ile bir başka köpeğin birbiriyle mektuplaştığını sanması ve çamurlu sepetlerin içinden o hayali mektupları çalmaya çalışması, aslında o korkunç yalnızlığından ve dışlanmışlığından kaçıp sığınacağı bir rüya arayışından başka bir şey değil. Günlüğündeki tarihlerin yavaş yavaş delirmesi, "Nisanın 43. günü" ya da "Mavi Ayın 1. günü" gibi tuhaf satırlara dönüşmesi, artık bizim dünyamızın kurallarıyla oynamadığının en hüzünlü kanıtı. Kendini İspanya Kralı VII. Ferdinand ilan ettiği, o eski üniformasını kesip biçerek kendine derme çatma bir kral pelerini diktiği o an ise alelade bir delilik şovu değil; onu ezen bu uyduruk sisteme karşı kalbi kırık bir adamın kendi içine kurduğu o gizli krallıkla aldığı en büyük intikamdır. En sonunda __"İspanya’ya
Alıntı
Bir Delinin Hatıra DefteriNikolay Gogol · İndigo Kitap · 202117,5bin okunma