Bir kadının, rutin hayatına devam ederken aniden gözüne bir adamın hareketlerinin ilişmesiyle başlıyor herşey, Kendince bir iyilik yapıp adamın hayatını kurtarmayı hedefliyor fakat bu arzunun ona hayatı boyunca unutamayacağı bir ızdıraba dönüşeceğini tahmin edemiyor.
“Heyecan her yaşta güzeldir ama her durumda sonu güzel bitmez, tutkuyla atılan yanlış adımlar, insanı felakete sürükler. Bazen anlık heyecanlar ömür boyu yük olur insanın sırtında. Pişmanlık olur, utanç olur, vicdan azabı olur ki, çekmesi çok zordur”
-Firdevs Yöreoğlu
Kesinlikle her genç kızın okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Kendinizi sevin, o kadar çok sevin ki birinin sizi sevmesine ihtiyaç duymayın...
Sıkılıp yarıda bırakırım endişesiyle çok uzun zaman boyunca okumayı sürekli ertelediğim bir kitaptı, ama olay örgüsüyle insanı içine çektiğine emin olabilirsiniz. Özellikle, Raif efendi'nin gurbete gönderildikten sonra Maria puder'a duyduğu eşi benzeri olmayan bir aşkla başlayan bu hikayenin tam herşey oturdu derken nasıl ters köşe yaptığını anlayacaksınız. İçiniz acıyacak ve kader dediğimiz şeyin bazen ne kadar acı verici bir şeye dönüştüğünü göreceksiniz...