İçindeki umut, tıpkı bir evde kapana kısılmış bir kuş misali çırpınıp duruyor, bir yükselip bir düşüyor ama denemeye devam ederek o uzaklardaki açık semalara ulaşmak için tüm gücünü tüketiyordu.
Ne olmuştu? Her şey biraz evvel gelirken olduğu gibiydi. Ne bende, ne beni saran eşyada bir başkalık vardı. Maria herhalde pencerede beni bekliyordu. Buna rağmen artık yarım saat evvelki “ben” değildim.