Fonda Lee | Özgürleşen Gökyüzü
”İnsanların iyi talihleri için ödedikleri bedeli bilemezdik.”
Çocukken bir mantikor saldırısında annesini ve kardeşini kaybeden Ester’in hikâyesine ortak oluyoruz. Yıllar sonra rokh adı verilen devasa yırtıcı kuşların terbiyecisi olmak için eğitim alan Ester, hem geçmişinin gölgesiyle yaşamaya çalışıyor hem de mantikorlara karşı düzenlenen büyük avın bir parçası olma fırsatını yakalıyor.
Ancak bu yolculuk sadece tehlikeli yaratıklarla mücadele etmekten ibaret değil; aynı zamanda korkularıyla, öfkesiyle ve kendini kanıtlama isteğiyle yüzleşmesini de gerektiriyor.
Ben hikâyenin en çok, intikam duygusunun arkasına saklanan o kırılgan tarafını sevdim. Ester gerçekten geçmişini geride bırakabilecek mi? Yoksa peşine düştüğü şey onu daha da derine mi çekecek?
Kitap kısa olmasına rağmen boşluk hissi bırakmıyor. Aksine, sayfalar ilerledikçe keşke biraz daha uzun olsaydı dedim. Çünkü hem dünyanın kuralları hem de yaratıkların yapısı merak uyandırıyor.
Özellikle rokhlar ve mantikorlarla kurulan fantastik atmosfer, sadece bir macera olmaktan çıkarıp daha etkileyici bir hâle getirmiş. Çok severek okudum, sizlere de tavsiyemdir. 🪽
"Her şey bir günlüktür hem hatırlayan hem hatırlanan..."
John Steinbeck ~ Cennetin Doğusu 10/10
Steinbeck’in kalemi hakkında ne söylesem eksik kalacak gibi. İnsanın iç dünyasını görünür kılabilen nadir yazarlardan biri. Onunla birlikte yaşayan, nefes alan bir dünyanın içine girersiniz. Mekânlar, duygular ve karakterler arasındaki denge, hikâyeyi bir roman olmaktan çıkarıp yaşayan bir hafızaya dönüştürür.
Cennetin Doğusu, yüzeyde iki ailenin kuşaklar boyunca süren hikâyesi gibi görünse de aslında tek bir sorunun etrafında döner:
İnsan iyiliği ve kötülüğü ne kadar seçer, ne kadar taşır?
Romanın merkezindeki en güçlü kavram “Timshel”dir. İbranice kökenli bu kelime “sen seçebilirsin” anlamına gelir. Steinbeck, kaderin mutlak olmadığını; insanın, her şeye rağmen seçim yapabilme özgürlüğüne sahip olduğunu hatırlatır.
Roman boyunca “kalıtım mı, seçim mi?” sorusu canlı kalır. Bir yanda sevgisizlikle şekillenen hayatlar, diğer yanda bu döngüyü kırma çabası… Steinbeck hiçbir karakteri mutlak iyi ya da kötü bırakmaz. Tek istisna Cathy’dir. O, kötülüğün yalnızca bir sonuç değil, bilinçli bir tercih de olabileceğini gösteren rahatsız edici bir figürdür.
Adam’ın kırılganlığı, Samuel’in bilgeliği ve özellikle Lee’nin düşünsel derinliği romanın omurgasını kurar. Lee, hikâyenin vicdanıdır; insan doğasına dair sorgulamaları kişisel bir hikâyeden çıkarıp evrensel bir soruya dönüştürür.
İnsan geçmişinden kaçamaz, ama ona teslim olmak zorunda da değildir. Geçmiş şekillendirir; son sözü ise seçim söyler.
"İnsanlar yılanlardan daha zehirlidir." (214)
"Nefret tek başına yaşayamaz. Onu tetikleyecek, dürtecek ya da uyaracak bir sevgiye ihtiyacı vardır." (544)
"Bütün üstün ve değerli şeyler aynı derecede yalnızdır." (568)
.
.
.
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
#okudumbitti#kryonbitişzamanı
Kryon Bitiş Zamanı 12 kitaplık serinin birinci kitabı İlk olarak 2021 yılında okumuştum ve tekrar okuma isteği geldi bana ️
Kryon manyetik-spiritüel bir varlık ve dünyadan görevli insan-medyum aracılığıyla celseler yapılarak insanlara çok değerli mesajlar iletmiştir. İlk olarak medyumla telepati yöntemiyle 1989 yılında bağlantı kurmuş. Biz insanlar sadece iki boyutlu algılayabildiğimiz için Kryon’u gözlerimizle göremeyiz ,ayrıca cinsiyetsiz bir varlık olarak tanımlamış kendini. Kryon’un amacı dünyanın manyetik alanını düzenleyerek insanları daha yüksek bir bilince kavuşturmak.
Her insanın ilahi rehberleri var ve hepimiz hayatlarımızı seçerek gelmişiz bu dünyaya. Bizimle birlikte bulunan ve kendi derslerini gören eterik varlıklar da mevcuttur.
Kryon’un dünyaya gelme nedeni kolektif bilinci yükselterek insanların tekamüllerini kolaylaştırma diyebilirim
“Tüm enkarnasyonlar bir amaç yüklemesine(karma) ve devre (kontrat plânı) sırasında sunulan çeşitli eylem “kapılarına”sahip temiz maziler gibidir”. Her insanın tekamül plânı var ve tüm plânlar bütünün hayrına olacak şekilde plânlanıyor. Uyumlama ve yuvaya dönme.
Kitabın diğer bölümlerinde Kryon’un bölüm bölüm yazdırdığı yerlerde insanların 2000li yıllara girerken büyük bir enerji dönüşümü yaşayacağından bahsetmiş. Ayrıca her insan dünyaya gelirken damgalandığını (karma,burçlar, yaşam dersleri,kişilik özelliklerimiz gibi) aktarmıştır.
İnsan gruplarıyla canlı celseler yapılmış ve birçok önemli soruya yanıtlar vermiş Kryon.Çok keyifliydi okuması kesinlikle ufkumu açtı İsa Mesih bölümünde de Hz.İsa’nın görevli bir ruh olarak ve insanlara daha yüksek bir görev ve bilinç aşılayarak yaşam yolculuklarını anlamlı kılmak için geldiğini ancak gidişatı bildiğini anlatmıştır
Her insan ilahi
'Arkadaşı Suçlamak' kitabını sıradan bir kitap diye almıştım ama gerçekten en sevdiğim kitaplardan biri oldu. Bu kitaba sevgim sanırım hiç bir zaman değişmeyecek.
Okunması zaten kolay bir kitap ve gerçekten acayip sarıyor. Çıtır çerezlik bir kitap. Ama size, herkesin inandığına inanmamanızı sağlıyor. Gerçekten bir noktadan sonra sizde onlara inanıyorsunuz.
Bu kitabı okumayı düşünüyorsanız, hemen okuyun.
"Ama kanatlanıp çekip gittiyse
Bir gecede ya da bir günde
Bir hayal uğruna, bir hiç uğruna;
Büsbütün kayboldu denir mi buna?
Gördüğümüz, göründüğümüz veya
Her şey rüya içindeki bir rüya."
E.A. Poe - Rüya İçinde Rüya
"Gözlerden uzaklaşınca dünyâ
Binbir geceden birinde gûyâ
Başlar rü'yâ içinde rü'yâ"
Yahya Kemal- Akşam Mûsıkîsi
Poe kıyıdadır şiirinde, dalgaların vurduğu ve suların uğuldayıp durduğu; Yahya Kemal Kandilli'de, artık ne gelenin ne de beklenenin olmadığı yerde...
İhtimal ki Yahya Kemal bu şiiri Mallarmé çevirsinden okumuştur, kesinlik ki muhakkak okumuştur. Öyle ki "Rüya İçinde Rüya"nın her dizesinde bir Yahya Kemal izleği bulmak mümkün görünüyor bana. Bin ikinci gecede ne olduğunu ne olunduğunu bilecek kadar, dalgalardan bir tanesini bile olsun kurtarmaya çalışacak kadar...
***
"Kanatları daha durgun bir saat
Ruhuma tüyünü yaydığı zaman-
Bu sınırlı vakti lir'le, ezgiyle
(Yasak olan şeylerle) geçirmeye
Yanaşmaz yüreğim, bunu suç sayar!
Teller uyum içinde titreşmedikçe."
E.A. Poe - Romans
Yine de hemen öncesinde gelen beş dizeyi eklemek lazım sanki:
" O ölümsüz Akbaba yılları, bak,
Gürültü ile şimşek çakıyor gibi
Sarsıyorlar göğün tepelerini
Bir gün boyunca elimden bırakamadan okudum, okudukça hissettim, hissettikçe yaşadım...
Çok büyük bir keyifle okuyup bir solukta bitirdiğim kitaplar arasında...
Okunmaya kesinlikle değer dediklerimden.