8/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:46
Herkese merhaba Primo Levi’nin Boğulanlar Kurtulanlar kitabını bitirdim. Bununla ilgili hemen kısaca bir şeyler yazmak istiyorum. Primo Levi’nin anlattığı şeyler “tarihten bir kesit” gibi değil de, sanki insanlığın sınırına yazılmış bir rapor gibi geliyor. Okudukça şunu fark ettim: orada mesele sadece hayatta kalmak değil, hayatta kalmanın bile başlı başına ahlaki bir yük haline gelmesi. Kitabı kapattığımda aklımda kalan en güçlü şey şu oldu: Kurtulmak her zaman “başarı” değil, bazen sadece şans. Ve bu şansın içinde suçluluk, kırılma ve açıklaması zor bir ağırlık var. İnsan zihni bununla nasıl baş eder, emin değilim. Okuması kolay bir kitap değil, ama zor olmasının nedeni dili değil; anlattığı şeyin kendisi. Bitirdikten sonra hemen unutulacak türden de değil, biraz sende kalıyor, zamanla ağırlaşıyor. Kitapla kalın
Boğulanlar KurtulanlarPrimo Levi · Can Yayınları · 1996188 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 86. kitabı
#papatyalararasında #lianacincotti tarafından kaleme alınırken sevgili @martiyayinlari yla biz okuyucalara sunuluyor. Pembiş eser kapağıyla nahif bir görüntü ortaya çıkarırken içeriğiyle içimi ponçik yapmayı başardı. Tasarım son sınıf öğrencisi yirmi iki yaşında genç kızımız Daisy dört yıl önce lise balosunda duygularını açtığı ve reddedildiği en yakın arkadaşı yakışıklı gencimiz Levi ile cafede tesadüfen karşılaşır. Levi ona kız kardeşinin düğününe sahte sevgili rolü ile gelmesini teklif eder. Bu teklifi reddedemeyen kızımız bir anda kendini duyguları ve yaşanmışlıkları arasında sıkışmış halde bulur. Dört yıl önce yaşananlar tekrara mı düşecek? Yazar akademisyen Levi acaba Daisy'e ilgi duyacak mı derken kitabın sonuna gelmişim. Yetişkin içerikli olmaması hoş, sıkmayan sade bir eser. 316 sayfa akıp giderken eserin bize vermek istediği mesaj net : "Hayatta yanlış anlaşılmalar olabilir, insanlara kendini açıklama fırsatı tanınmalı." Tavsiye ederim, reklam değil. ~ "Beraber geçirdiğin vaktini sana hiçbir zaman yeterli gelmediğini fark ettiğinde aşık olduğunu anlarsın. Onun hakkında öğrendiğin her şey senin için birer hazine haline gelir, ne kadar kusurlu olursa olsunlar. Onun etrafındayken ellerin terler ve konuşurken kelimeleri karıştırırsın. O da sana aşıksa, bunlar onun sana daha çok aşık olmasına sebep olur"
Papatyalar ArasındaLiana Cincotti · Martı Yayınları · 202647 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2017 55. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2017 00:00
Geçenlerde 1999 yılında Furkan Yayınlarından çıkan Prof. Dr. Ahmet Yüksel ÖZEMRE’ye ait olan bir kitabı tetkik etme imkânı buldum. Kitabın ismi, “Kur’an-ı Kerim ve Tabiat İlimleri Tenkidi Bir Yaklaşım” idi. Özemre, birçok çarpıcı başlıkla kısa ve öz Kur’an-ı Kerim ile tabiat ilimlerinin ilişkisini ele alırken bu hususta yapılan yaygın yanlışları bilim adamı hüviyetini dini ilimler konusundaki derin müktesebatını birleştirerek ortaya koyuyor. 2008 yılında Rahmet-i Rahman’a kavuşmuş bulunan Ahmet Yüksel Bey, Türkiye’nin ilk atom mühendisi olması hasebiyle pozitif ilimler konusunda Türkiye’de muteber bir mevkie sahip. Dini ilimler sahasında yazdıklarıyla da ne denli bir derinliğe sahip olduğunu ortaya koymuştur. Kitabın ilk bölümünde tabiat ilimleri üzerine yazdığı makalelerle “ilim”, “pozitif ilimler”, “bilimcilik ideolojisi”, “model” ve “senaryo” kavramlarını açıklar. Bir ihya hareketi olarak başlayıp daha sonra “aklın” “sünnetin” de Kur’an ayetlerinin de üstünde ve onları sorgulayabilen bir konumda tutulduğu düpedüz Dinde Reform Hareketi’ne dönüşen “modernist akım”ın yaklaşımlarını tenkit eder Özemre. Bilhassa Kur’an’ın Çağdaş İlmi Tefsiri projesinin zahiri bütün füsununa ve cazibesine rağmen “anlamsız ve tehlikeli bir ütopya” olduğunu iz’an ve fehamet sahiplerine gösterir. Modern müfessirlerin kendi hevâ ve heveslerine göre tevil etmeye çalıştığı müteşâbih ayetlerin teviline ilişkin edepten söz eder. Kur’an’da beyan edilen mucizelerin rasyonel görünümlü zorlama açıklamalarının anlamsızlığını açıkça ortaya koyar. Kitapta modern müfessirlerin fazlaca itibar ettikleri “Big Bang Senaryosundan” da bahsetmektedir. Öncelikle “senaryo” kelimesinin; hakkında kesin bilgi sahibi olamadığımız olayların, olabildiğince bir sebep-sonuç ilişkisi gözeterek,
Kuran-ı Kerim ve Tabiat İlimleriAhmed Yüksel Özemre · Furkan Yayınları · 19994 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 227. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 07:56
VARLIK: Doğrudan, mektup, mektuplaşma üzerine kitaplarınız var. Yazınsal hayatınızda nereye kadar eşlik etti mektup? Bilge Bey'den önce de mektuplaştığınız yazarlar, entelektüeller kimlerdi? Bu kitapla birlikte, Bilge Karasu'nun mektupları da okurla buluşmuş olacak. Okurla buluşmayı bekleyen başka mektup dosyaları var mı? BATUR: Karasu'dan önce İlhan Berk'in, Ece Ayhan'ın bana yazdığı mektupları kitaplaştırdığımı biliyorsunuz. Bunlar buzdağının görünen kısmı! 800'ü aşkın yazar-sanatçı-düşünce insanı mektubunu Bursa Nilüfer Kütüphanesi'ne teslim ettim birkaç yıl önce, orada araştırmacılara açık biçimde korunuyorlar. Ama bir mektup seçkisini “Gönderilen: EB” olarak kitaplaştırılacak bir biçimde ayırdım: Abidin Dino'dan Mustafa Irgat'a, Leyla Erbil'den Edip Cansever'e, İlhan Usmanbaş'tan Metin And'a pek değerli parçalar. İkinci bir seçki dosyasında ise “yabancıların mektuplarını topladım: Lévi-Strauss'dan Manguel'e, Ashbery' den Bonnefoy'ya örnekler. Belki de son “postaneyim ben!
Hayata Dair
Enis Batur’a MektuplarBilge Karasu · Metis Yayınları · 202439 okunma
Rönesans: Geçmişe Dönüş mü, Yeni Bir Doğuş mu?
Puan vermedi·160 syf.··
2026 131. kitabı
İnsanlığın büyük ütopyasının tarih ve doğanın uzlaştırılması olduğunu söyleyen Ernst Bloch , felsefe tarihçilerinin çok yönlü yapısı sebebiyle bütünlüklü ele alamayacakları için bir kenara ittiklerini düşündüğü XVI. yüzyıl Rönesans’ı heyecan verici buluyor. Rönesans Felsefesi başlıklı kitabında Bloch; bu dönemin, insanlığın o zamana değin görmediği bir yeniden doğuşu barındırdığını, yeni insanın ve yeni toplumun burada doğduğunu belirtir. Fakat Rönesans’ın Antik Çağ’a dönüş olarak yorumlanışının bu yeniliği gölgelemekte olduğunu söylüyor, Rönesans'ın bu yönü, kitabın en dikkat çekici analizlerinden birini oluşturuyor.
Rönesans FelsefesiErnst Bloch · Cem Yayınevi · 200819 okunma
KİTAP ÖZETİ VE YORUMUDUR
7/10
·424 syf.··
2026 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:40
Haziran ayında okuduğum kitaplardan biri Rina Kent'in Acımasız Kral kitabıydı. Aslında bu kitabı, Sapkın Kral, Çelik Prenses ve Taçsız Krallık üçlemesinin sıfırıncı kitabı gibi düşünebiliriz. Çünkü bu kitapta da diğer üçlemede gördüğümüz karakterlerle karşılaşıyoruz. Diğer üçlemenin ana karakteri Aiden King iken, bu kitabın ana karakteri Levi King. Kitapta geçmiş dönemi okuyoruz; bu yüzden Aiden'ın henüz başlamış bir ilişkisi bulunmuyor. Fakat bu kitap bana diğer üçlemeyi okurken hissettiğim birçok şeyi yeniden yaşattı. Mekânlar, yaşanan olaylar ve hatta karakterlerin bazı yönleri birbirine çok benziyormuş gibi geldi. Sanki aynı kitabın çatısını yeniden okuyormuşum hissi verdi. Örneğin öpüştükleri yerler, gittikleri okul, kullandıkları arabalar ve birlikte vakit geçirdikleri mekânlar oldukça tanıdıktı. Özellikle Meet Up adlı yer bana çok fazla dejavu hissi yaşattı. Bu yüzden karakterlerin biraz daha farklı olmasını isterdim. Özellikle erkek karakter açısından, evet kıskanç ve sahiplenici bir karakter yazılmak istenmiş ama bence onu diğer karakterlerden ayıracak daha belirgin özellikler olabilirdi. Konusuna gelecek olursak, kitap lise çağındaki karakterleri konu alıyor. Levi King oldukça zengin ve köklü ailelerden birinin oğlu. Ancak babası öldüğü için amcasıyla yaşıyor ve bu amca aynı zamanda Aiden'ın babası. Kadın karakter ile erkek karakter arasında bir düşmanlık bulunuyor gibi görünse de aslında asıl sorun aileler arasındaki geçmişten geliyor. Daha sonra Levi, babasına çarpan ve ölümüne sebep olan kişinin kadın karakterin annesi olduğunu öğreniyor. Ancak bunu düşündüğüm kadar büyük bir mesele hâline getirmiyor; onun için geçmişten çok gelecek daha önemli. Kadın karakter ise bunu öğrendiğinde oldukça üzülüyor ve Levi'ye her baktığında bunu hatırlayacağını söylüyor.
Acımasız KralRina Kent · Ren Kitap · 202599 okunma