Stefan Zweig'in okuduğum ikinci kitabı. Kitabın kapağı ve ismi beni oldukça çekmişti fakat olaylar çok farklıymış. Kitap flörtöz ve çapkın bir baronun (Otto) tatilde yalnız kalması ve bu duruma tahammülsüzlüğünden dolayı bir partner -kendi deyimiyle "av" - aramaya koyulmasıyla başlıyor ve karşısına kocasından ayrı, çocuklu bir kadın (Mathilda) çıkıyor. Kitabın başında, ikilinin arasında yaşanacak kaçamaklar anlatılacak sanıyorsunuz. Fakat kitap çocuğun bu durum karşısında yaşadığı psikolojiyi, hislerini ve davranışlarını anlatıyor.
Yazar yine karakter psikolojisini çok iyi tasvir etmiş ve okuyucuya yaşatarak aktarmış. Örneğin, kitabın başında baronun Mathilda'ya ulaşmak için çocuğu kullanmasından dolayı barondan iğrenirken kitabın ortalarına doğru çocuğun her şeye burnunu sokmasından dolayı rahatsızlık hissediyorsunuz ve atmosferi saran gerginliğe siz de dördüncü olarak katılıyorsunuz. Kitap çocuk psikolojini oldukça yakından incelemiş, özellikle de ergenliğe geçiş dönemindeki yaşanan aydınlanmaların öncesindeki o yakıcı, kavurucu merak hissini; öğrenme, hakim olma ve yetişkin hissetme çabasını anlatıyor. Kısa, öz ve asla yormayan bir kitap.