LYSANDER
Ne diye yanağındaki güller bu kadar çabuk solmuş?
HERMİA
Yağmur yağmadığı içindir herhalde,
Ama gözyaşlarımdaki sağanak yağmuru getirecek neredeyse
LYSANDER
Asla dikensiz olmazmış gerçek aşkın yolu
LYSANDER
Ne o sevgilim, niye sararmış yüzün öyle?
Ne diye yanağındaki güller bu kadar çabuk solmuş?
HERMIA
Yağmur yağmadığı içindir herhalde,
Ama gözyaşlarımdaki sağanak yağmuru getirecek nerdeyse.
LYSANDER
Öyle deme sakın! Okuduğum kitaplara, duyduklarıma göre,
Asla dikensiz olmazmış gerçek aşkın yolu
LYSANDER
Öyle deme sakın! Okuduğum kitaplara,
duyduklarıma göre,
Asla dikensiz olmazmış gerçek aşkın yolu
Soyları arasında eşitsizlik oluyor bazen de...
HERMIA
Ah kör talih! Yükseklerdeki aşağıdakine
bağlanabilir mi hiç!
LYSANDER
Ya da yaşça denk değildirler birbirlerine...
HERMIA
Lanet olsun! Genç birine âşık olmalı mı yaşlı biri!
Demetrius: "Bak, seni sevmiyorum o yüzden beni takip etmeyi bırak! Lysander ve güzel Hermia'm neredeler? Bu ormana kaçtıklarını söylemiştin ama kimse yok! Git artık, def ol buradan, peşimden gelme!"
Helena: "Senden gidemem, mıknatıs gibi çekiyorsun beni. Zalim bir mıknatıs! Sen beni çekmeyi bırakırsan, ben de peşinden gelmem işte!"
Demetrius: "Sana umut mu veriyorum? Güzel sözler mi söylüyorum? Seni sevmediğimi, sevemeyeceğimi söylemiyor muyum her zaman!"
Helena: "Evet ama bu seni daha çok sevmemi sağlıyor. Ağzından dökülen her bir kelime büyülüyor beni. Vazgeçemem senden. Nefret etsen bile yanında tut beni, izin ver peşinden geleyim."
Demetrius: "Yeter, zorlama beni artık! Sana baktıkça hasta oluyorum!"
Helena: "Ben de sana bakamayınca hasta oluyorum!"
Demetrius: "Pek yakışıksız davranıyorsun şehri terk ederek ve seni sevmeyen birinin peşine düşerek itibarını riske atıyorsun. Gece vakti ıssız bir ormanda yalnız bir adamla olmaktan hiç mi korkmuyorsun? Buralar senin için güvenli değil."
Helena: "Senin yanında dünyanın her yeri güvenlidir bana,"
"Bu ormana gelince; dünyalar burada sanki."