Dünya değişiyor, devirler geçiyor ama, insan kumaşındaki o defolar hiç değişmiyor. Kaleme aldığımız aşağıdaki şiirde bahse konu ettiğimiz "tipler", aslında hayat enerjimizi sömüren, bizi aşağı çeken ne varsa, hepsinin birer özeti gibi.
"Uzak Durulası" Üç İnsan Tipi:
Kibirliler ve Maddiyatçılar: Varlığıyla övünenler, mülk sevdası bitmeyenler. Dünyayı sadece sahip olduklarından ibaret sanan o sığ bakış sahipleri...
Tembel ve Beleşçiler: "Minderi çürüten" ama bir yandan da çalışmadan, "havadan kazanç" bekleyenler. Üretmeden tüketmek isteyen, asalak zihniyetliler...
Cahil ve İnatçılar: Belki de en tehlikelisi bunlar... Elifi mertek gören (yani en bariz gerçeği bile ayırt edemeyen), bilmediğini bilmeyen ve bu cehaletini "bilgelik" gibi pazarlayanlar...
★
Mevlânâ der ki;
"Cahille girme münakaşaya; ya sinirini zıplatır tavana, ya da yazık olur adabına."
Gönül heybemizden dökülen bu şiir de tam olarak bu felsefenin modern ve samimi bir dille kağıda dökülmüş hali gibi oldu, buyrunuz...
Varlığıyla her daim övünenden
Oturduğu minderi çürütenden
Mülk sevdası hiç tükenmeyenden
Uzakta dur azizim uzak dur
Yalana yalanı ekleyenden
Havadan kazanç bekleyenden
Çayır çimen otlayıp gezeleyenden
Uzakta dur azizim uzak dur
Dünyayı çiftliği zannedenlerden
Şehvetine her an yenik düşenden