Puan vermedi·400 syf.··
2026 32. kitabı
SIRTINDAKİ HANÇER #kitapyorumu "Her zaman seni seçerim, Em. Sen her şeyden önce geliyorsun. Sana bunu kanıtlamak istiyorum. Başıma ne gelirse gelsin, benden nasıl bir canavar yaratırlarsa yaratsınlar, ben yalnızca sana boyun eğeceğim.” Kitabımız adının hakkını kesinlikle sonuna kadar veriyor. Entrikalarla, ihanetlerle ve her an birinin diğerinin sırtına bıçak saplayabileceği bir gidişata sahip. Temposu hiç düşmüyor. Sayfalar ilerledikçe açığa çıkan sırlar, politik oyunlar ve karakterlerin birbirine karşı kurduğu tuzaklar sürekli bir sonraki bölümde ne olacak merakında bırakıyor. Ana karakterler arasında toksik ama bağımlılık yapıcı bir ilişki var. Zaten hikayemiz karanlık askeri romantizm düşmandan aşka türünde. Diğer kitaplardan ayrıldığı kısım gerçekten düşmandan aşkayı işlemesiydi bence başka kurgularda daha yumuşatılmış hâlini okuduk. Emery ve Cameron birbirine gerçekten düşman, aralarında derin bir nefret ve güven problemi var. Birbirlerinin zayıflıklarını arıyorlar ve bu da aralarındaki gerilimi arşa çıkarıyor. Cameron'ın karanlık, acımasız ve manipülatif yapısı, Emery'nin ise onun altında ezilmeyen, kendi intikamının ve gücünün peşinden giden dik duruşu benden tam not aldı. Karakterlerin birbirini evcilleştirmeye çalışmaması, aksine birbirlerinin karanlığını kabul etmesi güzel aktarılmıştı. Cameron'ın Emery'e karşı duyduğu o tehlikeli, sahiplenici ve obsesif korumacılık anları favori kısımlarımdandı. Karakterlerin birbirini alt etmek için oynadığı akıl oyunları, satranç hamlesi gibi işlenmiş baya iyiydi. Yazar, karakterlerin içsel çatışmalarını ve geçmiş travmalarını okuyucuya hissettirmekte oldukça başarılı. ​Eğer elinizden bırakamayacağınız, her satırında tehlikeyi hissedeceğiniz, karakterlerin birbirinin canını yakarken aslında ruhlarını iyileştirdiği
1000Kitap
Sırtındaki HançerK. M. Moronova · Pukka Yayınları · 202645 okunma
Rüya ev
8/10
·408 syf.··
2026 45. kitabı
Selam canlar Bugün sizlere @tmloganauthor kaleminden #rüyaev kitabı ile geldim... Yazarın kaleminden okuduğum Anne ve Kızım kitaplarından sonra Rüya ev üçüncü kitap oldu. Yazarın kalemi oldukça akıcı kitapları kendini soluksuz okutuyor. Rüya Ev'de psikolojik gerilim ve gizem türünü sevenler için oldukça sürükleyici bir roman. Logan kitabın başından itibaren okuyucuyu merak duygusunun içine çekmeyi başarıyor. Düşünün yeni bir eve taşınıyorsunuz, herşey çok güzel olacak derken gizli bir oda ve bu odanın gizemi gün geçtikte artıyor. Sıradan bir taşınma hikâyesi giderek büyüyen bir gerilime dönüşmesini büyük bir merak uyandırıyor. Bulunan gizli bir oda ve içindeki eşyaların gizemini çözme sürecinde sayfaları acaba neler olacak diye çevirirken heyecanı sürekli canlı tutuyor. Rüya Ev, Adam ve Jess Wylie, üç çocuklarıyla birlikte bütçelerini zorlayarak Viktorya tarzı bir ev satın alıp taşınırlar. Rüya gibi bir ev, huzurlu bir yuva yeni bir başlangıç, görünüşte herşey mükemmel gidiyordur. Taki yeni taşındıkları eve yerleştikleri sırada Adam, eski bir gardırobun arkasına gizlenmiş bir kapı ve bu kapının ardında yıllardır dokunulmamış gizli bir oda bulana kadar. Adam, odanın içinde eski bir cep telefonu, pahalı bir saat, boş bir cüzdan, bir köpek tasması, bir anahtar ve birkaç kişisel eşya daha bulur. Jess bu eşyaların atılmasını ister ama Adam bu nesnelerin geçmişini araştırmaya, ve neden orada olduklarını bulmaya niyetlidir.Bu sırada Adam'ın da bir sırrı vardır ve kendi sırrı da ortaya çıkar. Adam işini kaybetmiştir ve Jess üzülmesin diye bunu ondan gizler. Yeni ev taşınma derken maddi sıkıntı nedeniyle bulduğu Rolex saati satmak zorunda kalır. Ancak Adam'ın yaptığı araştırma derinleştikçe gizli odanın geçmişten gelen bir sırrı vardır. Adam odada bulduğu eski telefonda tek
1000Kitap
Rüya EvT. M. Logan · The Kitap Yayınları · 2025164 okunma
Reklam
Utancın Gölgesinde İnsan Olmak
Puan vermedi·264 syf.··
2026 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 15:12
Önüne geçemediğim bir öfke, ardından gelen bir sorgulama… Utanç, okuması kolay ama etkisi uzun süren bir romandı. Karakterlerle bağ kurmak kolay değil; hatta bazı kararlarını anlamakta ve kabul etmekte zorlandım. Ancak belki de kitabın gücü tam da burada yatıyor. İnsan doğasının kusurlarını, utancı, suçluluğu ve değişen hayatlar karşısındaki çaresizliği yalın ama çarpıcı bir dille anlatıyor. Bittiğinde aklımda kesin yargılardan çok sorular kaldı. Bazı kitaplar keyif verir, bazıları iz bırakır. Utanç, rahatsız eden ama düşündüren ve bende iz bırakan kitaplardan biri oldu.️️️️️/5 UtançUtanç
Duygu ve Düşünce
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20163,527 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
İÇİMDEKİ MÜZİK İçimdeki Müzik’i okurken en çok beni etkileyen şey, insanların birini dışarıdan gördükleriyle değerlendirmeleriydi. Melody konuşamıyor diye birçok kişi onun düşünemediğini sandı. Oysa içinde kimsenin duyamadığı kocaman bir dünya vardı. Bu kitap bana, bir insanın sesi çıkmasa da duygularının, hayallerinin ve zekasının var olduğunu hatırlattı. Bazen en güçlü sesler kulakla değil, kalple duyuluyor. Kitap bittikten sonra Melody aklımdan hemen çıkmadı, ara ara onu düşünüp durdum. Kitaptan bir alıntıda eklemek isterim beni çok etkileyen bir cümleydi.. “Sessizlik nasıl bu kadar gürültülü olabilirdi?”
İçimdeki MüzikSharon M. Draper · Timaş Genç Yayınları · 202139,7bin okunma
10/10
·256 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 01:13
Aslında insanlar ne kadar ön yargılıymış böyle özel kişilere onu anladım. Bu kitabı okurken empati yeteneğiniz biraz daha gelişiyor ve farkındalık oluşturuyor kitap. Burdan sonra asla aynı gözle bakmayacağıma eminim. Dışarıdan baktığında ne hissedebilir , ne düşünebilir ki diyorsunuz ama aslında özel kişilerin içinde apayrı bir dünya var. Fiziksel olarak herkes aynı olmayabilir, aynı şartlarda ve aynı becerilerle yaşamayabilir ama herkesin duygusu, düşünceleri ortak. Herkesin bir kalbi ve hisleri var . Herkesin unuttuğu bir şey var. Hepimiz insanız ve bir bireyiz. Bu dünyada farklılıklarımızla bir'iz.
İçimdeki MüzikSharon M. Draper · Timaş Genç Yayınları · 202139,7bin okunma
9/10
·576 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 23:14
•Bazı kitaplar vardır, daha ilk sayfalardan itibaren seni kendi atmosferinin içine çeker ve bir süre sonra sadece okumaz, yaşamaya başlarsın… Köprü Kralı benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Sayfaları çevirdikçe gerçek dünyadan uzaklaşıp tamamen o karmaşık, yoğun ve duyguların sürekli birbirine karıştığı atmosferin içinde buldum kendimi. Bir noktadan sonra kitabı okumuyordum resmen kitabın içinde yaşıyordum. •Son zamanlarda içine en çok kapıldığım kitaplardan biri olmasının yanında, bu kitap aynı zamanda M. Akyüz’ün kalemiyle tanıştığım ilk kitaptı. Ve dürüst olmak gerekirse böyle etkilenmeyi hiç beklemiyordum. Yazarın anlatımı o kadar akıcıydı ki sayfalar su gibi aktı. Ama sadece akıcılığı değil, karakterlerin hislerini okuyucuya geçirme şekli de aşırı güçlüydü. Bazı sahnelerde gerildim, bazı sahnelerde duygusal olarak tamamen çöktüm, bazı yerlerde ise karakterlerin yaşadığı karmaşayı birebir hissettim. •Pars Tuna gerçekten unutulacak bir karakter değil. Dışarıdan bakıldığında sert, mesafeli ve herkesin korkup geri çekileceği biri gibi duruyor ama satırlar ilerledikçe onun içindeki kırılmış tarafları görmek beni ona daha da bağladı. Özellikle sevdiği insanlara karşı gösterdiği korumacı tavır, her şeyi kendi içinde yaşamaya çalışması ve duygularını bastırma şekli karakteri çok gerçek hissettirdi bana. Onu okurken bazen aşırı sinirlendim, bazen “neden böylesin?” diye söylendim ama aynı zamanda hissettiği ve hissettirdiği şeyleri de görmezden gelemedim, napalım seviyoruz‍. •Miray ise hikâyenin duygusal tarafını inanılmaz güzel taşıyordu. Güçlü durmaya çalışırken içten içe yıpranan kadın karakterleri okumayı zaten çok seviyorum ama Miray’ın yaşadığı duygular bana gerçekten geçti. Özellikle bazı sahnelerde hissettiği çaresizlik, kırgınlık ve buna rağmen dimdik
Köprü KralıMerve Akyüz · Dokuz Yayınları · 202657 okunma
Reklam
Reklam