Frantz Fanon Karayiplerde Antillerde doğmuş bir psikiyatrist. Siyasi düşünür olarak da görülüyor. Sonradan Cezayir'e gidiyor. Kendisi aslında melez biri. Fakat ikinci dünya savaşında Fransızların Karayiplilere yaptıklarını görünce bundan etkilenmiş baya. Cezayir'in kurtuluş mücadelesini desteklemiş. Genel olarak Afrika birliğine inanıyormuş. Hatta Pan Afrika görüşüne sahipmiş. Sol görüşlü de aynı zamanda. Sadece Cezayir ile alakalı değil tüm sömürgeciliğe de karşıt. Bize biraz bu konular eski gibi geliyor ama daha 60'lı yıllara kadar Amerika'da zencilere uygulanan ayrımcılık, 50'lerde hala sömürge bölgeleri olması, hatta 70'lerde Avrupa'da hala faşist diktatörler olması bir gerçek. Bunlar bir insan ömrü içinde olan tarihler hala. Yani o kadar uzak tarihler değil.
Fanon sömürgeciliğe karşı şiddetle karşı konmasını öneriyor. Mücadelenin içindeki zorluklara değiniyor. Ayrıca sol görüşlü olduğundan, bağımsızlığa kavuşmuş yerlerde sömürgecilerin yerini yeni yerli burjuvalar aldı diyor. Kitabın sonunda bu mücadelede yaşayanların psikiyatrik vakalarını da vermiş. Ki Cezayir de dahil sömürgelerde katliam ve işkenceler vardı. Yazar kitap yayınlandıktan hemen sonra hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmiş. Okuyun.
Kitabın çox sadə görünən bir dili olsada mövzu etibarı ilə mənə ən çox təsir edən əsərlərdən biridir. Həkimin obsesiyası qadının ölümə mane olmasa da sirrini qoruya bilir
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,7bin okunma
İlk 250 sayfa gerçekten çok sıkıldım.Fazla uzatılmış geldi.Daha sonra olaylar gelişti.Ancak bana sıradan bir gerilim kitabında olabilecek türden şeyler geldi.O kadar da çok şaşırmadım açıkçası. “Tuhaf Resimler” adlı kitabı okuduktan sonra bu kitabı okumam biraz şansızlık oldu sanırım.Hiç beklediğim gibi çıkmadı.Kitabın abartıldığını düşünüyorum. Çok daha iyi gerilim kitapları okumuştum.
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,4bin okunma
Çok güzel, dinlendirici ve rahatlatıcı anadolu-istanbul hikayeleri var. Mutlaka hikaye ve roman okuyun. Gezmek görmek gibi. Anlatımı, dili-türkçesi ve içeriği sağlam- kaliteli roman ve hikayeler seyahat etmek geziye çıkmak gibidir.
Banakalankelimeler okuma grubumuzla "doğa ve insan" teması için seçtiğimiz, Cevat Şakir’in ilk ve en önemli yapıtı kabul edilen Aganta Burina Burinata, sıradan bir deniz sevdası öyküsü olmanın çok ötesinde bir eser. Roman; doğa-insan diyalektiği, Erken Cumhuriyet Dönemi’nin denizde şekillenen emek süreçleri ve sınıfsal tezatlıklar üzerine kurulmuş çok katmanlı bir yapıya sahip.
Cevat Şakir’in şiirsel ve mitolojik üslubuyla okuduğumuz bu eserde; mekânların insan doğası üzerindeki etkisini, emeğin ve emekçilerin deniz ile kara gibi iki farklı evrende nasıl şekillendiğini çarpıcı bir şekilde görüyoruz.
Romanda deniz, zengin-fakir ayrımını ortadan kaldırıp fırtınaya karşı tüm tayfayı eşit bir biçimde bir araya getirirken; kara ise hiyerarşiyi, toprak ağasını ve marabalarını yaratıyor. Yazar, bu karşıtlığı kurarken denizdeki tekelcilik, işçilerin mesai saatlerinin belirsizliği ve tehlikelere karşı önlem alınmaması gibi dönemin yakıcı sömürü sorunlarına da cesurca parmak basıyor.
Tüm bu tezatlığı ve dramı okurken okuyucunun hiç yorulmaması; arka planda sürekli denizin sesini duymamız, ağların dokusunu, toprağın kuruluğunu hissetmemiz ve en önemlisi bir insanın denize olan o amansız tutkusunun içimize işlemesi, bana göre Cevat Şakir’in en büyük başarısı.
Ustura Gözyaşları, insan ruhunun derinliklerine inen, acı, mücadele ve hayata tutunma temalarını etkileyici bir şekilde işleyen bir romandır. Eserde karakterlerin yaşadığı zorluklar ve iç çatışmalar okuyucuya güçlü duygular hissettirir. Yazar, sade ancak etkileyici anlatımıyla olayları akıcı bir şekilde sunarken, insan ilişkilerinin karmaşıklığını da başarılı bir biçimde yansıtır.
Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, yaşamın sert gerçekleri karşısında karakterlerin gösterdiği dirençtir. Hikâye boyunca umut, hayal kırıklığı ve fedakârlık gibi duygular iç içe geçer. Bu yönüyle eser, okuyucuyu hem düşündüren hem de duygulandıran bir yapıya sahiptir.
Sonuç olarak Ustura Gözyaşları, güçlü karakterleri ve etkileyici anlatımıyla okuyucuda iz bırakan, insanın iç dünyasını sorgulamasına yardımcı olan bir romandır.