"Benim burada ne işim var?" diye düşündüğünüz oldu mu hiç? Bir labirentin içindeymişsiniz ve kaybolduğunuzdan eminmişsiniz de, her bir dönemeci endiniz yarattığınız için bu tamamıyla sizin suçunuzmuş gibi hissettiğiniz? Üstelik dışarı çıkmanızı sağlayacak bir çok yol olduğunu da biliyorsunuz çünkü labirentten çıkmayı başarmış, dışarda gülüşüp oynayan insanların sesini duyuyorsunuz. Çalı çitlerin arasında arada bir görüyorsunuz onları. Yapraklar arasından gelip geçen şekiller halinde. Öyle mutlu görünüyorlar ki onlara değil, bu işi onlar gibi yapamadığınız için kendinize kızgınsınız. oldu mu hiç? Yoksa bu labirentte kalan bir tek ben miyim?
O zamanlar sizi dünyanın öteki ucuna götüren tüm hayalleriniz bugün de hala duruyor mu? Hiç zarar görmeden öylece kaldılar mı yoksa içlerinden bazıları yitip gitti mi? Ya da en sonunda göğsünüzden zorla çekilip koparıldıktan ve bir pisliğin içine fırlatılarak atıldıktan sonra hayattaki amaçlarının peşinden giden binlerce arabanın tekeri altında ezildi mi? Yoksa hepsi hala yerli yerinde mi?