Onu kucaklamak geliyordu içimden...
çünkü tam da benim arzu ettiğim gibiydi, bu kadına sahip olabilecek kişi olarak düşündüğüm gibi biriydi... baştan çıkarıcı değil, kibirli değil... hayır, kadının kendini hediye ettiği insan, yarı yarıya çocuk, temiz, zarif bir varlıktı.
Bütün bu acıların arasında, bu arzuların, korkuların ve telaşların ateşi içinde yanıp tutuşurken 'onu' tamamen unutmuştum... oyunun içinde bir adam daha olduğunu unutmuştum. O kadının sevdiği adamı, benden esirgediği şeyi tutkuyla verdiği adamı...