Uzak eyaletlerde yeni konfor ve incelikler, herkesin gözünü kamaştıran, başını döndüren bir coşku ile karşılanıyordu. Bir süreden beri konyak içmek, evleri düşmandan alınmış avizelerle süslemek ve sofraları yine onlardan alınmış yemek takımlarıyla donatmak moda hâline gelmişti. Tavanlardan çok güzel yontulmuş kristal avizeler sarkıyor, beyaz örtü üzerinde Alman yemek takımları pırıl pırıl parlıyor ve bunlar herkesi etkiliyor, hayranlık uyandırıyordu. Yaşamanın, var olmanın yüce anlamı bu idi! Bunlarla ilgi çekmekten, bunlara ilgi duymaktan daha önemli bir şey yoktu dünyada.
Sırası gelmişken, bir şahsın kendi kendisine velilik kondurmasındaki felaketi, veliler sarayının sultanlarından Şah'ı Nakşibend Hazretlerine ait teşhisle ifade edelim:
Birinin veli olduğuna dair en küçük ima ve işareti, hayz ve nifas vakti bir kadının, kendisini kanlı donuyle damdan teşhir etmesinden beterdir!..