Simdiye kadar okudugum siir kitaplari arasinda en sevdigim bu oldu. Turgut Uyar'ın siirleri bana daha cok hitap ediyor. Ama genel olarak siir okumayi sevmedigimi her seferinde daha cok fark ediyorum. Sanirim bundan sonra siir kitabı okumayacagim.
Kitabın konusu zaten her yerde yazıyor o yüzden ben kitabın geneli hakkındaki yorumumu yazacağım. Cok kolay okunabilen bir kitaptı yani ben iş yerinde surekli baska seyle ilgilenmem gerekirken bile okuyabildim. Ama sakin bir ortamda okumak her zaman favorim. Kitapta cok sey anlatılmadi ama kitap 340 sayfa sürdü. Ama şöyle de bir sey var ki neredeyse hicbir sey anlatilmamasina ragmen hiç sıkmadı. Çok çabuk bitirebildim. Tam bir reading slump kitabı olarak yorumladim bu kitabı. İkincisini de aldim yakinda baslarim onun da yorumunu girerim
Dusuncelerine önem verdiğim bir kitapcinin onerisiyle aldim ve hic pişman olmadim. Uzun zamandir manga okumuyordum ve korku türünde bir manga olmasi beni cezbetti. Aslinda en cok cezbeden şey tek kitaplik bir manga olmasiydi çünkü manga serilerini biliyorsunuz.... Konusunu çok beğendim; kyoto diye bir yer var ve orada bulunan bir hayalet ya da canavar var. Bu canavar insanlarin kötü kaderleriyle bağlarını kesiyor ama bağı kesilen her kaderin baska bir kadere baglanmasi gerekir. Bu yüzden de o insanlar kestikleri her kader için baska daha kotu bir kaderle karşılaşıyorlar. Gerçekten enteresan bir konu benim ilgimi çekti. Bazen de bu canavarın kyotoya gelen ve büyük kötülük yapmış insanlari da cezalandirdigini görüyoruz. Küçükler icin cok uygun bir kitap degil ama 15 yaş üstü okur diye düşünüyorum. Ama konumlandiracak olursak yetişkin kitabı. Mangaya başlangıç için bile okumanizi tavsiye edebilirimmm.