Mısır'ın İngilizler tarafndan işgali Muhammed Abduh'u hayli üzmüş, Londra'ya kadar gidip Ingiliz yetkilileriyle görüşmüş ve bu görüşmelerden hiç bir netice alamadan Paris'e geri dönmüştür. Abduh, Bat'ya karşı beslemiș olduğu güzel düşüncelere rağmen İngilizlerin bu tutumu karşısıda ümitsizliğe düşmüştür. Bunun üzerine Batı kaynaklı devrimci fikirlerini bir yana bırakarak bunlarn hayalcilikten başka bir șey olmadığını; Batı emperyalizmine karşı ancak şuurlu hocalar yetiștimenin ve bunun için de din eğitiminin ıslahı gerektiği kanaatine varmıştır. Bu zihinsel dönüşüm neticesinde çalışmalarını dini eğitim alanına teksif etmiştir.
Ölümün insanoğlunun başına gelen iyiliklerin en iyisi olup olmadığını kimse bilmiyor, ama güya başa gelebilecek en büyük kötülük olduğunu sandıklarından ondan korkuyorlar.