İslamın kendine mahsus bir mal anlayışı, bir mülkiyet telakkisi vardır. Ve bu telakki, komünizme de, kapitalizme de uzaktır. Onların birbirlerine olan uzaklıklarından daha çok onlara uzaktır. O, dünyanın en tabii ve en orjinal rejimi olarak, komünizmden olduğu gibi kapitalizmden de ayrı, ikisinden de, karşılaştırılmayacak kadar üstün, tek ve mutlak hakikat görüşüdür.
Sanki iki transformatör kurulmuştur. Yarı Müslüman, yarı avrupalı, yarı komünist, yarı devrimci, yarı muhafazakâr... bunlardan birinin veya bir kaçının özelliğini taşıyan fetret insanına artık yer yok. İki insan oluşuyor, tam Müslüman veya tam inkarcı.