Selamm! Öncelikle bugün sınava giren herkese geçmiş olsun umarım emeklerinizin karşıligini alırsınızz🫶🏻 Az önce ani bir kararla açlık oyunları'na baslamaya karar verdimm(benim konudan konuya atlayış peki jssjdndk). Maalesef elimde kitaplari olmadığı için filmlerini izlicem. Aslında normalde İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi'nin dizisini izliyordum - önerin için teşekkürler sena💞 gerçekten çok beğendimm acayip sariyo✨- hala izliyorum (daha 5. bölümdeyim😔) neyse bitiririm elbet bir gün katili cok merak ediyorum.Bunu bitirebilirsem açlık oyunlarından sonra Percy Jackson ve Yunan Kahramanları'na da başlamayi düşünüyorumm
1000Kitap
bu şiir mısrasını alıntı olarak paylaşmak isterdiim ama bulamadım, kitabı yüklememişler maalesef 😭 ben de buraya bırakıyorum: gökyüzünü sırtında taşıyan kadınlar vardır, fırtınalara gülümseyen, kendi masalını kendi kalemiyle yazan... kalbindeki kırıklardan bile bir zırh yapan, ve dünyaya inat, kendi gökyüzünde parıldayan... ✨💗
Reklam
Yine uzun bir yazı ve yine ben :)...
Bu yazıyı yazıp yazmama konusunu çok düşündüm. Ama sonra dedim ki kendi kendime yaz gitsin. Ve bu yüzden de şimdi yazıyorum :) Bildiğiniz üzere bugün sabah Türkiye - Paraguay maçımız vardı ve mağlubiyetle sahadan ayrıldık. Üzüldüm, üzüldük; üzülmedik değil. İnsan illa küçük de olsa bir hüzün hissediyor. Neyse şimdi buraya üzülmemizden bahsetmek için yazmıyorum. Bundan sonrasında konudan konuya atlarsam kusuruma bakmayın... Öncelikle nasibimizde gol atmak yokmuş diyerek başlamak istiyorum. Çünkü ben sadece son 20 dksını izleyebildim maçın. (Çünkü uykuda kalmışım. Biz kaybedince de tamamını izlemek istemedim.) Ve o son dakikalarda özellikle nasıl goller kaçırdıklarını gördüm. Hayır yani hiçbiri mi gol olmaz? Olmadı. Ve neredeyse hepsi de kaleyi milimiyle, santimiyle sıyırdı. Mesela Merih'in o son saniyedeki kafa vuruşu... O gol olabilirdi mesela ama olmadı. Buna resmen nasibimizde o gol yokmuş demek oluyor. Hayatta da böyle şeyler başımıza gelmiyor mu? Bir şeyin olmasını çok istiyoruz. Neredeyse her yolu, her şeyi deniyoruz olsun diye... Ama olmuyor. Allah nasip etmiyor. Demek ki bizim için hayırlı bir şey değilmiş deyip yolumuza bakmamız, devam etmemiz lazım. O gol de bize hayır getirmeyecekti demek ki. Bilmiyorum anlatabildim mi? Ve ben olsam oraya gelebildiğim için bile sevinirdim. Gönül isterdi ki daha da ielrleyelim ama işte nasip... Şimdi görüyorum ki herkes linç tufanına tutuyor takımı. Ben linçlemek için yazmıyorum kesinlikle bu yazıyı. Ya da mesela bir şey daha var bizim kazanmamımızı engelleyen kanaatimce... O da bir şey oldu mu bunu hemen yüceltmemiz, ortada hiçbir şey yokken kibirlenmemiz ya da daha başka şeyler... Size soruyorum karşı takım Paraguay diye ezip geçeriz ya demediniz mi? Tamam bakın belki demediniz ama hiç aklınızın ucundan bile mi geçmedi?
Ali Ekber hakkında
Muharrem ayında bulunmamız ve Aşura'ya da az kalması bağlamında insanların yanılgıya düştüğü bir konudan bahsetmek istiyorum. Belki sosyal medyada ya da yaşadığınız bölgedeki sosyolojik yapıya bağlı olarak sokaklarda, camilerde mersiyeler duyuyor olabilirsiniz. Bu mersiyelerde "Ali" diye bahsedilen kişi Hz. Ali (ra) değil arkadaşlar, kendisi onun torunu Hz. Ali Ekber'dir. Babası Hz. Hüseyin (ra), annesi de Ebu Murre'nin kızı Leyla'dır. Kendisi Kerbela'da kahramanca savaşan ve birçok kaynağa göre şehit olan isimlerin ilkidir. Hem ahlaken hem de fiziksel olarak Peygamber Efendimiz'e (sav) çok benzemesiyle bilinir. Çok genç, çok cesur, çok güzel biri olan Hz. Ali Ekber, ehlibeytin nurlarından biridir. Sırtına mızrak saplanarak şehit edildi ve maalesef mübarek başı k*silerek yezide götürülmüştür. Naaşı Kerbela'da bulunmaktadır.
Sizi kadere bırakan kişiler maalesef ki hiç sevmemiştir. İnsan sevdiği kişi için çaba gösterir. "Zamana bıraktım olacaksa olur" gibi şeyler söyleyip hiçbir şey yokmuş gibi davranmaz, unutmayın bunu.
Roma'yı İmparator Neron yakmamış kardeşler..
Roma şehri yanarken Neron'un geçip keyifle yangını seyrettiği iddiaları da maalesef birer Hristiyan yalanı olarak tarihe geçmiştir. O büyük yangın çıktığında, Neron şehirden kilometrelerce uzaktaki yazlığında bulunmaktadır ve yangını haber alır almaz şehre gelecek ve yangını söndürmek için büyük bir çaba harcayacaktır. Kur'ân'ın Anlattığı Tarih - I Talha Uğurluel
1000Kitap
Reklam
Reklam