Devletin içine düştüğü felaket uçurumun derinlik ve dehşetini görmekten aciz olan zavallılar elbette ciddi ve gerçek çareyi görmemek için gözlerini yumarlar. Çünkü o ciddi ve gerçek çare kendilerini daha çok dehşete düşürür. Akıl ve kavrayışlarındaki kısırlık, tabiat ve ahlaklarındaki zayıflık ve soysuzlaşma gereği böyledirler.
Allah’a binlerce şükredelim ki milletimiz ruhundaki kahramanlık azmiyle tarih boyunca sürüp gelen hayat ve varlığını hiçbir zaman ne kaderin akışına ne de böyle cellatça hükümlere kurban etmeyecektir.
Ebû Berze Nadle İbn Ubeyd el-Eslemî radıyallahu anh demiştir
ki: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Hiçbir kul, kıyamet gününde, ömrünü nerede tükettiğinden,
bilgisini nasıl değerlendirdiğinden, malını hangi yollarla kazanıp
nerelerde sarfettiğinden ve bedenini nerelerde yıprattığından
hesaba çekilmedikçe bir adım dahi atamaz.”
[Tirmizi, Kıyamet 1]
Şüphesiz enflasyonistlerin hayali tüm dünyada geçerli olan, bir dünya devleti ve dünya merkez bankası tarafından idare edilen, her yerde aynı hızda enflasyona tabi olan bir kağıt para olsa gerektir.
Bir para, altın makbuzu olmaktan itibari bir kağıt olmaya dönüşürse
onun kalitesine ve istikrarına duyulan güven sarsılır ve ona olan talep azalır. Dahası artık o paranın altınla bağı kesildiği için altına göre çok daha fazla miktarda olacağı anlaşılır. Altından daha fazla arz edilmesi ve ondan daha az talep edilmesi onun satın alma gücünü, dolayısıyla da altın karşısındaki kurunu çok hızlı bir şekilde düşürür. Devlet doğası itibarıyla enflasyonist olduğundan bu kur zamanla değer kaybetmeye devam edecektir.