Bir şeye şartlanmak çoğu kere insanın yanı başındaki fırsatları gözden kaçırmasına sebep olur. Hatta bazen kendisine dahi zulmetmesine sebebiyet verir. Zulüm, adaletin zıttıdır. Adalet, bir şeyi olması gereken yere koymaktır, zulüm ise bir şeyi olmaması gereken yere koymaktır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Peki, Kur'an'ın en büyük mucizesi nedir? Bu soruyu sorduğumuzda onlarca cevap gelir zihnimize. Kur'an'ın nazmı mucizedir. Belağatı, edebi niteliği, evrensel özelliği, az söz ile çok şey beyan etmesi, korunmuşluğu ve daha neler neler... Bu mucizelerden biri de "Kur'an'ın insan yetiştirmesi" mucizesidir. Daha dün deve çobanları iken, yok kesip şaiklik yaparlarken, kız çocuklarını diri diri toprağa gömerlerken yeryüzünde ikinci bir örneği olmayan Allah'ın onlardan razı olduduğu, onların da Allah'tan razı olduğu bir topluluk meydana getirmiştir.
Metropol insanı, hemen herkes ile çok yakın bir ilişki içindedir ama duygusal ve özel dünyasında olup bitenlerle ilgili hiç kimse ile hiçbir şey payllaşamadığı için aynı zamanda vahim bir yalnızlık içindedir.
Çevresindeki herkes adeta hem enyakın dostudur hem de uzak birer yabancıdır. Bu hâlet-i ruhiye içinde yaşamını sürdüren metropol insanı, kuşkusuz ki tam anlamıyla ruhsal bir çöküntü içindedir.