Kötülerin hata yapmamalarını ummak deliliktir. Çünkü bu imkânsızı istemektir. Fakat başkalarına kötülük yapmalarına razı olmak, sana yapmamalarını ummak da zalimliktir ve bir tirana yaraşır ancak.
Öfkelendiğinde bunun erkekçe bir şey olmadığını, sevecenlik ve kibarlık gibi özelliklerin insana ve haliyle bir erkeğe daha çok yaraştığını düşün. Öfkelenmeye ve hoşnutsuzluğa mahal vermeyen bir adam içinde gücü, sağlam sinirleri ve yürekliliği barındırır. Çünkü zihin hislerden bağımsız olmaya ne kadar yakınsa, güçlü olmaya da o kadar yakındır. Öfke de üzüntü gibi zayıflıktır. Çünkü her ikisi de yaralanmaya ve teslimiyete neden olur.
Dokuzuncusu, iyilik sahiciyse, yapmacıklıktan ve ikiyüzlülükten uzaksa yenilmezdir. Çünkü en küstah insan sana bir kötülük yapsa bile, ona karşı iyi davranmayı sürdür; sana kötülük yapmaya çalıştığında hatasını sakince göster, bunun kötü olduğunu öğret: "Hayır evlat, başka bir amaçla geldik dünyaya. Ben zarar görmüyorum, sen kendine zarar veriyorsun." Arıların, sürü halinde yaşayan diğer hiçbir canlının böyle davranmadığını incelikle göster. Fakat bunu okuldaymış gibi, sizi izleyenleri etkilemek ister gibi samimiyetsiz, sitemkâr, alaylı değil, yalnız olmasanız bile öyleymiş gibi sevecenlikle yapmak gerekir.
Birbirlerini hakir görenler, birbirlerine dalkavukluk ediyor ve birbirlerinden üstün olmak isteyenler, birbirlerinin ayaklarına kapanıyor.
"Sana dürüst davranmak istiyorum," diyen birisi nasıl çürümüş ve sahtekârdır. Ey insan, sen ne yapıyorsun? Bunu söylemene gerek yok. Dürüstlük kendiliğinden anlaşılmalı. Yüzünde yazmalı, sesinde çınlamalı. Tıpkı sevgilinin, sevgilisinin bir bakışında her şeyi anlayabilmesi gibi dürüstlük baktığın an gözlerinden taşmalıdır. Kötü kokan bir insanın yanından geçerken fark edilmesi gibi hemen anlaşılmalıdır sade ve dürüst bir insan. Çalışılmış sadelik bir kılıçtır. Kurdun kuzuya dostluğundan daha çirkin bir şey yoktur. En çok bundan kaçın. İyi, nazik ve samimi birisi, bu nitelikleri gözlerinde barındırır ve dikkatten kaçmaz.