Məhəmməd İmanov

İçine gerçeğin ilkeleri işlemiş birini acı ve korkuya karşı uyarmak için şu kısa ve açık cümle yetecektir: "Rüzgârın yere savurduğu yapraklar gibidir insan soyu." Çocukların da küçük yapraklar gibidir. Seni samimiyet ve coşkuyla öven ya da tam aksine lanetler yağdıran, alay edenler de yapraklara benzer. Ölümünden sonra ününü sürdürecekler de yapraklar gibidir. Çünkü hepsi, "Baharda yeniden filizlenir." Sonra rüzgâr yerlere savurur, ardından da "orman başkalarını yeşertir." Kısa bir ömür pek çok şeyin ortak kaderidir, fakat sen ebediyen var olacakmış gibi ya her şeyden kaçıyorsun ya da her şeyi kovalıyorsun. Kısa bir süre sonra gözlerini kapatacaksın, sonra bir başkası da seni mezara taşıyan için ağlayacak.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Reklam
Evrensel doğa her varlığa yararlı olanı, tam yararlı olduğu anda verir.
Uyanır uyanmaz kendine şunu sor: "Adil ve doğru davranışlarımdan dolayı başkaları tarafından kınanmak benim için önemli mi?" Önemli değil. Diğer insanları metheder ya da karalarken kibirle seslerini yükseltenlerin kendi yataklarında, kendi sofralarında neler yaptığını, nelerden kaçındıklarını, neyin peşinde olduklarını, elleri ya da ayaklarıyla değil de dürüstlük, saygınlık, hakikat, kanun, iyi bir koruyucu ruh gibi en kıymetli parçalarıyla nasıl hırsızlık ve yağma yaptıklarını unuttun mu?
Sayfa 106·Kitabı okudu
Düşünebilen bir canlı, toplumsal bir canlıdır.
Eğitimsiz birisinin eğitimsiz birisi gibi davranmasında ne gibi bir kötülük ya da tuhaflık olabilir ki? O insanın bir hata yapmamasını umduğun için aslında kendini suçlaman gerek. Çünkü başlangıçta bu kişinin bir hata yapacağını anlama yetisine sahiptin. Bunu unutan sen, onun hata yapmasına şaşırıyorsun. Hepsinden öte, birini güvenilmezlik ya da nankörlükle suçlayacak olursan, düşüncelerini önce kendine çevir. Çünkü böyle bir kişiye güvenme veya güvenini boşa çıkarmaya- cağı fikrine sahipsen, bir kişiye bir lütufta bulunduysan ama bunu karşılıksız yapmadıysan, yaptığın tüm iyilikleri bütün meyveleri edinmek için yaptıysan, açık bir şekilde hata senden kaynaklanmaktadır. Bir insana iyilik yaptığında daha fazla ne isteyebilirsin ki? Kendi doğanla uyumlu bir şey yapmış olmak sana yetmiyor mu? Bir mükâfat mı bekliyorsun? Eğer öyleyse bunun, gözün gördüğü için, ayakların da yürüdüğü için mükâfat talep etmelerinden farkı yok. Bu uzuvlar, kendilerine özgü olan bu işleri yapmak için yaratılmıştır; iyilik yapmak için dünyaya gelen insan da, herhangi bir iyilik yaptığında ya da ortak çıkara faydalı olduğunda sadece kendi payına düşeni yapmış olur ve bunun sonucunda alacağı mükâfat da budur.
Sayfa 99·Kitabı okudu
Reklam