Demek ki hiçbir şekilde övenlerin övgülerinden haz duymamalısın. Sonra övgü senin faziletini artırmaz. Hele övüldüğün vasfı da taşımıyorsan böyle övgülerle sevinmen zırdeliliktir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bunun için insan dünyanın geçici zevklerine aldanıp coşmamalı, sevinecekse bari sevinci, övenlerin övgülerine dayanmamalıdır. Çünkü övgü sevinç kaynağı değildir.
İtibar sevgisini yok etmenin en etkili yolu halktan uzaklaşıp tanınmayan bir yere gitmektir: Çünkü kendi memleketinde kendi evinde köşesine çekileni halk rahat bırakmaz, hatta halk arasında: "Makamdan, halkın itibarından hoşlanmaz" gibi sözlerin yayılmasından ötürü gurura da kapılabilir ve hatta bu tür sözlerden nefsi elem duymaz bilakis haz alır, amacına ulaşmış olur. Halbuki halkın kendisi hakkındaki düşünceleri değişse, kendisini yerseler veya kendisini konumuyla uyuşmayan birtakım davranışlara nispet etseler nefsi feverân eder, kederlenir ve hatta bu tür dedikoduları önlemek için birtakım çarelere başvurur, insanların kafalarındaki kötü izlenimleri yok etmek için mazeretler uydurur, gerektiğinde yalana baş vurur, hassâsiyet göstermeden hileli yollara sapar. Tüm bu davranışları onun henüz itibar ve mevki sevdalısı olduğunun açık belgeleridir.
Daha önce açıkladığımız gibi itibar ne kadar duru ve ne kadar sağlam olursa olsun sonu ölümdür, kalıcı, sâlih, iyi işlerden değildir. Hatta doğusundan batısına varıncaya değin tüm yeryüzündeki varlıklar elli yıl senin önünde secdelere kapansalar neticede ne secde eden kalır, ne de secde edilen! Sen de senden öncekilerin durumuna düşersin, senden önceki itibar ve mevki sahiplerinin âkibetlerine uğrarsın. Oyle ise itibar ve makam uğrunda sonsuz, ebedi bir hayat olan dinin terk edilmesi doğru değildir.