(İhyâ'da keşke yer almasaydı diye temenni ettiğimiz bir rivâyet)
Şöyle rivâyet ediliyor:
Rasúlullah -s.a.v.- Kâbe'yi tavaf ederken bir adamın Kâbe'nin örtüsüne tutunup şöyle yakardığını görür: "Şu ev hürmetine muhakkak benim günahımı bağışlamalısın."
Allah Rasúlü sorar:
- Bana günahını nitele.
- Günahım sana niteleyemeyeceğim kadar büyüktür!
- Bak hele! Günahın mı büyük yerler mi?
- Ya Rasûlallah! Günahım daha büyüktür!
- Günahın mı büyüktür yoksa dağlar mı?
- Ya Rasûlallah! Günahım daha büyüktür!
- Günahın mı büyüktür denizler mi?
- Ya Rasûlallah günahım daha büyüktür.
- Günahın mı büyüktür yoksa gökler mi?
- Ya Rasûlallah günahım daha büyüktür.
- Günahın mı büyüktür yoksa arş mı?
- Ya Rasülallah! Günahım daha büyüktür.
- Peki günahın mı daha büyüktür yoksa Allah mı?
- Allah daha büyük ve daha yücedir!
- Haydi öyle ise uzatma günahını bana vasfeyle!
- Ya Rasûlallah! Ben servet sahibi bir kişiyim, zaman zaman bir dilenci karşıma çıkıp benden bir şey istediğinde sanki beni ateşten bir meş'ale ile karşılıyor gibi oluyor!
- Hemen benden uzaklaş, ateşin beni yakmasın! Beni hidâyet ve şe-refle gönderen Allah'a yemin ederek söylüyorum, Rükün ile Makam arasında kalsan ve durup burada iki milyon sene namaz kılsan, ağlayıp sonra gözyaşlarından nehirler oluşsa ve bu irmaklarla ağaçlar sulansa, sonra ölsen yine alçaksındır, hiç kuşkusuz Allah seni yüzükoyun ateşe atar. Bilmiyor musun ki cimrilik küfürdür, küfür de ateştedir. Yuh sana! Allah Teâlâ'nın:
- "Cimrilik eden kendisine cimrilik eder" sözlerini ve yine Allah'ın: - "Nefsinin koyu cimriliğinden korunanlar işte ancak onlardır kurtuluşa erenler" buyurduğunu duymadın mı"
Râsulullah -s.a.v.-'in sağlığında birisi öldürülür. Bir kadın:
- "Vay şehidim!" diye ağlamaya başlar.
Allah Rasúlü:
- "Onun şehid olduğunu nereden biliyorsun? Belki de kendisiyle ilgili olmayan hususlarda konuşuyor veya malını eksiltmeyecek şeyi vermekte cimrilik yapıyordu!" buyurur.
"Allah Rasülü'nden İslâm adına bir şey istendiğinde muhakkak verirdi. Bir keresinde adamın biri bir istekte bulundu. Adama bir vadi dolusu zekat koyunu verdi. Adam halkının yanına dönünce:
- "Müslüman olun! Muhammed yoksulluktan korkmayan kişinin verdiği gibi veriyor" der.
Çünkü şeytan dünyada insanı dünyalık hususunda sürekli kendisinden üstün olanlara baktırır ve: "Kazanma hususunda neden gevşeklik gösteriyorsun, baksana servet sahipleri yemekler içinde yüzüyor, türlü türlü giysiler giyiniyorlar" diye fit verirken diní konularda kişiyi kendinden daha az dindarlara baktırır ve: "Nefsine neden bu kadar baskı yapıyorsun, neden bu kadar Allah'tan korkuyorsun? Falanca senden çok daha bilgili olmasına rağmen Allah'tan korkmuyor, insanların hepsi zevklerinin peşindeler, sen neden onlardan ayrılmak istiyorsun?" diye iğvâlarda bulunur.