Ne zaman sen bir işte bulunsan, ne zaman Kur'an'dan bir şey okusan ve siz ne zaman bir iş yaparsanız, o işe daldığınız zaman biz mutlaka üstünüzde şahidizdir. Ne yerde ne gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabb'inden uzak (ve gizli) kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa apaçık bir kitapta mevcuttur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Size Rabb'iniz tarafından basiretler (idrak kabiliyetleri) verilmiştir. Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de körlük ederse zararı kendinedir. Ben sizin bekçiniz değilim.
O, gökleri ve yeri hak ile yaratandır. "Ol!" dediği gün her şey oluverir. O'nun sözü gerçektir. Sûr'a üflendiği gün de hükümranlık O'nundur. Gizliyi ve açığı bilendir ve O, hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır. İbrahim, babası Azer'e "Birtakım putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti. Böylece biz, kesin iman edenlerden olması için İbrahime göklerin ve yerin hükümranlığını gösteriyorduk. Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü, "Rabb'im budur" dedi. Yıldız batınca "batanları sevmem" dedi. Ay'ı doğarken görünce "Rabb'im budur" dedi. O da batınca "Rabb'im bana doğru yolu göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum" dedi. Güneşi doğarken görünce de "Rabb'im budur, zira bu daha büyük" dedi. O da batınca, dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Ben hanif olarak, yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah'a çevirdim ve ben müşriklerden değilim.
Eğer Allah sana bir sıkıntı verirse, onu kendisinden başka giderecek yoktur ve eğer sana bir hayır verirse, (bunu da geri alacak yoktur). Şüphesiz O her şeye kadirdir.
Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Allah'ın her şeye gücü yeter. Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca akışında akıl sahipleri için gerçekten açık deliller vardır. Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler (ve şöyle derler:) Rabb'imiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tespih ederiz. Bizi cehennem azabından koru! Ey Rabb'imiz! Doğrusu sen, kimi cehenneme koyarsan, artık onu rüsva etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur.