Bir başka grup: Mutluluğun servet sahibi olmakta, birçok hazinelere mâlik bulunmakta olduğunu düşünürler. Mal yığma hususunda gecelerini uykusuz, gündüzlerini yorgunlukla geçirirler. Günlerce gece-gündüz uzun yolculuklar yaparlar, iş peşinde koşuştururlar, zor işlere katlanırlar, çalışırlar, didinirler, biriktirirler ve sonra da cimriliklerinden ötürü ve eksilir kaygısıyla sadece zaruret miktarıyla yetinirler. Tek zevkleri biriktirmektir. Derken ölüm gelir çatar, malları da ya toprağın altında kalır ya zevk ve sefasına düşkün kişilerin eline geçer. Dolayısıyla vebali kendisine, sefasını da lezzetle yiyenler sürer. İşin tuhafı böyleleri kendileri gibi olanlara bakıp ibret de almazlar.
Bir başka grup ise: Mutluluğun güzel isim yapmakta, halk tarafindan övülmekte, sitayişle kendisinden söz edilmesinde olduğunu sandılar. Bunlar kazanmak için birçok sıkıntılara katlanırlar, yemelerinden, içmelerinden kısarlarken giysilerine ve binitlerine korkunç paralar harcarlar, "zengin adamdır, servet sahibidir" denilsin diye evlerini kapılarını ve halkın gözüne çarpacak diğer bölümlerini yaldızlarla kaplatırlar ve mutluluğun bu olduğunu düşünürler. Gece gündüz tek düşünceleri insanların ilgilerini çekmektir.
Bir başka grup da: Mutluğun halk arasında itibar sahibi olmakta, insanlar tarafından saygıyla anılmakta, insanların saygısını kazanmakta, insanların hürmetlerini celp etmekte olduğunu sanmışlardır. Bu bakımdan tüm himmetlerini, halk üzerinde nüfuz sahibi olabilmek için makam ve mevki elde etmeye harcarlar. Bunlar nüfuz alanlarının genişliği oranında insanların kendilerine saygı duyacaklarını düşünürler ve bu isteklerine ulaştıklarında büyük mutluluklar hissederler. Bu tutku zirve amaçtır. Gafletteki insanların çoğunun gönüllerine hâkim olan duygu bu duygudur.