Allah'ın rahmeti üzerinize olsun. "Falanca hastadır" veya "falanca ağır hastadır" denilmeden gafletinizden uyanın, kendinize gelin. Acaba ilaç bulunabilecek mi? Doktor sağlanabilecek mi? Doktorlar çağırılacak ama şifa bulma umudun olmayacak. Derken: "Falanca vasiyette bulundu, malını saydı" denilecek. Daha sonraki bir aşamada: "Falanın dili ağırlaştı, kardeşleriyle konuşamıyor, komşularını tanıyamıyor" denilecek. İşte tam bu sırada alnından terler boşalacak, iniltilerin birbirini izleyecek, gerçeği kavrayacak, gözlerin yerinden firlayacak, zanların doğru çıkacak, dilin peltekleşecek, kardeşlerin ağlayacak, (kendi gibi tanıdığın kişiler bu kez sana tanıtılmaya başlanacak ve) bu senin falanca oğlun, bu senin kardeşin denilecek. Ama konuşman engellenmiştir artık konuşamayacaksın. Diline mühür vurulur, dönemez olur. Akabinde ilâhî hüküm yerine gelir, ruhun organlarından çıkar, göğe yükselir.
Eşin-dostun toplanır, kefenlerin hazırlanır. Derken seni yıkarlar, kefenlerler. Ziyaretçilerin kesilir, hasetçilerin istirahata çekilir, âilen malını bölüşmeye başlarken sen amellerinle başbaşa kalır, amellerinin tutsağı olursun.