Mahmut Keçeci

Mahmut Keçeci
@mahmutkececi
Mesele puan toplamak veya takipçi kazanmak değil, etkileşimlerle kitapla hayat arasındaki kesişim yollarını birlikte keşfetmektir. Çünkü bilgi bilince dönüşmezse, okuma oburluğu zihinsel bir obeziteye dönüşür.
Avukat
Marmara Üniversitesi / Hukuk Fakültesi
Konya
994 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2022 34. kitabı
Yannis Ritros; yaşamı ve yapıtlarıyla tüm dünyada yankılanmış Yunan bir şairdir. O da tıpkı Nazım Hikmet gibi baskıya maruz bırakılmış, hapis hayatı yaşamış ve sürgüne gönderilmiş hikayesi olan bir ozandır. Ürettiklerini spesifik bir tarzda ortaya koyan ve yaşadıklarını özünleyerek dizelere taşıyan ustanın bu çalışması perspektif olarak farklıdır. ​Bu parantezi açma nedeni ve bu yöndeki motivasyonuna dair kesin bir bilgi olmamakla birlikte; muhtemeldir ki şair insan doğasıyla özdeş olan bu olgunun toplumsal mekanizmalar tarafından bastırılmasına yönelik bir tepkisellik üzerinden bu yazma deneyimini geliştirmiş olabilir. Ancak yapıtını adlandırdığı kavramla ilgili çerçeveyi koruyup korumadığını anlamak uzmanlık gerektirir. Zira; romantizm, erotizm ve pornografi arasındaki benzerlik ve ayrışmalar ölçeğinde bu yapıtı süzgeçten geçirmek gerektiğinde kaymalar olduğu kolaylıkla söylenebilir. Özellikle; dolayımsız anlatımı dolayısıyla, başlangıçta okuyanın bir mesafe bir soğukluk hissetmesi kuvvetle muhtemeldir. Ancak sonradan oluşan yoksunluk duygusu bağlamında başvurduğu anlatım sıcak ve samimiydi. Kitapta akan anlatının daha imgesel, daha soyut ve daha çağrışımsal bir dolayımlamayla geliştirilmiş olsaydı okuma serüveninin iklimi de çekimleyici bir işlev kazanırdı. ​Her şeye rağmen kitabı değerlendirirken, ancak yaşandığında bir anlam kazanan duygunun eyleme dönüşme durumunu hem de şiirin olanaklarıyla yazmanın zorluklarını gözardı etmeksizin yaklaşmak gerekir.
Şiir
ErotikaYannis Ritsos · Varlık Yayınları · 1993237 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Aşıklar yoldan çıksa da aşk yolunu bulur
Puan vermedi·174 syf.··
Beğendi
·
2022 37. kitabı
Nihayetinde en sonunda aşk gerçekten de suyun akıp yatağını bulduğu gibi, sözlerden, eylemlerden, gösterilerden, maskelerden, sihizbazlıklardan süzülüp engelleri aşarak serüvenini sürdürüyor. Dönemin egemen sınıfının yaşam biçimini yansıtan kitapta, duyguların seyrinin dışsal etkenlerle kolaylıkla değişmeyeceğinin de anlaşıldığı çıkarımı yapmak olanaklı. Her ne kadar romanın başat rolündeki John sınıf karakterini taşıyan bir profilde olmasa da amcasının ölümüyle ailede oluşan boşluğu doldurmak üzere çalıştığı gemiden geri dönerken rastlantısal olarak karşılaştığı ve kasabaya kadar birlikte yolculuk ettiği zeki ve entelektüel bir genç kızın telkin ve yönlendirmeleriyle zorunluluk olarak yüklendiği sorumluluklarını yerine getirmek üzere düklük pozisyonuna adım adım hazırlandı. Daha önce şatoyla doğrudan ilgisi olmadığı için, duruma eleştirel yaklaşan ve yadırgı bakan John; ilk etapta hiç hesapta olmayan bu misyonunu yerine getirme anlamındaki ısınma sürecinde yamalı bohça gibi dursa da sonradan gelişim göstererek yatkınlık sağladı. Akışında yer yer rastlantıların kolaylaştırıcı katkısından yararlandığı romanında yazar, satır aralarında ilginç anekdotlar da aktarmayı ihmal etmiyor. Annesinin aktarımıyla, John’un babası ve amcası arasındaki düello ve zengin genç kızların bekar düklerle evlenmek için şatonun kapısına dayanması gibi örnekler romanda anlatılan çağın İngiltere’sini anlamak bakımından önemsiz sayılamayacak ipuçlarındandır. John’un Gina’yla karşılaşması ve aynı lokasyona doğru yönelmeleri ve şatoyu onarmak üzere yardım toplamak amacıyla düzenlenen balo gecesinde fark edilen servet değerindeki sanatsal resimler romanın olağan akışının dışında kalan ayrıntılardı. Gina’nınJohn’a tutkuyla bağlandığı aşikarken, duygusal ve romantik bir yapıda oluşu
Roman
Aşk Yolunu BulurBarbara Cartland · Artemis Yayınları · 200747 okunma
9/10
·72 syf.··
2022 30. kitabı
Her ne kadar kitap çocuk kitapları kategorisinde kataloglansa da kitap çocuklara çocukları anlatmanın sınırlarını zorlayan bir içeriktedir. Zira yazar; çocuklar üzerinden güncelin yakıcı sorunlarından olan göç olgusunu çözümleyici bir perspektiften irdeliyor. Başka kaynaklardan da sağlaması yapılabileceği gibi yaşanan göçlerin en çok etkilediği kesim kadınlar ve çocuklar olmaktadır. Bu saptama kitapta da belirgin olarak yer almaktadır. Göç dolayısıyla yaşanan ötekileştirmenin çocuklar özelinde daha keskin uçlar taşıdığı ve yıkıcı sonuçlar doğurduğu da kitaptan çıkarılabilecek sonuçlardandır. Ayrıca dışlanmanın çocuklarda yarattığı tahribatın önlenmesi boyutunda büyüklere düşen sorumluluklara da dikkat çeken kitap, bu anlamda ailenin ve eğitimcilerin tutumlarının belirleyici olduğunun altını çizmektedir. Şapka’nın büyükler tarafından da sıkılmadan okunabilecek, derslerle dolu, sade ve akışkan bir anlatım diliyle yazılmış roman olduğunu belirterek sosyal meselelere kafa yoranlara okumalarını öneririm.
ŞapkaZülfü Livaneli · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 20191,218 okunma
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2022 11:37
Yazar önsözünde kitabın bilimsel bir çalışmanın ürünü olmadığını, aşk bağlamında felsefi bir bakış açısı sunmak gibi bir iddia taşımadığını, sadece okurlarla yaptığı ya da yapmak istediği sohbetten ibaret olduğunu belirtiyor. Fakat alıntılamalarla aşkın sanatsal, estetiksel, felsefi, edebi ve mitolojik izdüşümlerine pencereler aralıyor. Aşkın sevgiyle aynı şey olmadığını savunan yazar, aşkın bilinç yetkinliği gerektirdiğini, bu yönüyle de sanatla benzeştiğini anlatıyor. Konuyu Kadın-Erkek Karşıtlığı, Bir Özgürlük Alanı Olarak Aşk, Cinselliğe Dayalı Bir Öznel Etkinlik Alanı Olarak Aşk, Aşkın Çağdaş Görünümü, Bir Değerler Alanı Olarak Aşk, Bir Kültür Alanı Olarak Aşk, Aşkın Temel Nitelikleri, Aşkın Olağandışı Görünümleri, Aşkta Sapmalar ve Eşcinsellik, Fahişelik, Donjuanlık, Aşk Acısı ve Acıcıhk: Madame Bovary Örneği ve AşkınAnatomisi (Sonuç Yerine) başlıklarında etraflıca tartışan yazar, bu bağlamda usçuluğu da eleştiriyor. İnsanlığın aşka dair tarihsel birikimlerini derinlemesine irdeleyen yazar, aşkı doğalcılık-usçuluk kıskacından sıçratarak bilinç durumuna taşıyor. İşta tam da bu nokta tartışılabilir bir zemin sunuyor. Okuyup kafa yormanızı öneririm.
Aşk
Aşkın DiyalektiğiAfşar Timuçin · Bulut Yayınları · 2002103 okunma
7/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2022 25. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2022 09:31
Not, Kitap; yazarın sana, t, a, politikaya, hayata, ahlaka ve insanlığa dair çıkarımlarından oluşuyor., Yazar yaşadığı dönemin katı ahlakçı tutumunu, izlenen politikayı,, Özellikle de yurt, ta, şı olduğu, İngiltere’yi, , sanatı, edebiyatı, duyguları, en çok, d, a aşkı ve hayatı ironi, diliyle, kıyasıya eleştiriyor., Hayal gücünü sanatın en etkin silahı olarak gören yazar sanatı da doğaya karşı bir, başkaldırı, aracı olarak algılıyor., Tecrübe, nasihat, ahlak vb. konular üzerine, son derece radikal yorumlarda bulunan İngiliz yazar, “bireyin hayat denen olguya kendini adamasının” ne denli olumsuzluklara gebe olduğunu ve kendimizden başka hiçbir şeyi ciddiye almamak gerektiğini oldukça sıra dışı düşüncelerle okuyucularla buluşturuyor. Hayatın yeni anlamını, insanın kendini baştan sona kandırması olarak tartışan Oscar’a göre “Tecrübenin hiçbir ahlaki değeri yoktu. İnsanların hatalarına verdiği isimdi sadece.”, Yazar, aşk kavramını da bu perspektiften irdeliyor ve aşkın öz, n, el bir duygu olduğunu anlatıyor., Kuşkusuz, sıradışı, bir kalem., Ancak, ya, z, âr, saçmalamalarına da, rastadığımı, söylemek zorundayım. Belki de bugünden bakıldığı için öyle görünmüş olabilir. Okunup anlaşılması gereken bir yazar.
Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda ParıldarOscar Wilde · Can Yayınları · 20247,1bin okunma