Geçen sabah senin üzüntülü olduğunu söylediler. Dokunsalar ağlayacakmışsın.Dokunmamışlar.Yine de ağlamışsın; dostun gözünden akan bir damla yaşın yeryüzündeki bütün gölleri tuz gölü yaptığını bilmez gibi. Gül ki, acılaşmasın göller. Göl ki, orada demirli kayığımız.
Bizzat Hazret-i Ömer anlatsın:
“Kağıtta Besmele...Rahman ve Rahim adlarına gelince içimi bir büyük heybet kapladı.Ürktüm, kâğıdı elimden bıraktım, geriye döndüm.Sonra yine döndüm ve kağıdı aldım: ‘Allah’a ve Resûlüne inanınız!’... Kendimden geçtim ve şehâdet getirdim...”