Desem ki..
Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede, Hatırla ki mahşer günüdür Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
Bahtı karadır, yak sigaranı Gece gelcem desem üstüm aranır Olsam rüzgar saçını tararım Bitmişim bende bi yerim ararım Yaprak olsam bi kışa solarım Yandım bende yeterli sanırım Mahşer olsa yüzünü tanırım Bakmam belki görüp utanırım
Reklam
Ahmet Muhip Dıranas
"Ben büyük rüzgarları severim, büyük olsun. Aşkım da özlemim de hepsi, her şey ve mahzun. İnsan bir yanınca kerem misali yanmalı, uykudan bile mahşer gününde uyanmalı."
Uyanmak
`Beni Unutma
Bir gün gelir de unuturmuş insan En sevdiği hatıraları bile Bari sen her gece yorgun sesiyle Saat on ikiyi vurduğu zaman Beni unutma Çünkü ben her gece o saatlerde Seni yaşar ve seni düşünürüm Hayal içinde perişan yürürüm Sen de karanlığın sustuğu yerde Beni unutma O saatlerde serpilir gülüşün Bir avuç su gibi içime, ey yar Senin de başında o çılgın rüzgar Deli deli esiverirse bir gün Beni unutma Ben ayağımda çarık, elimde asa Senin için şu yollara düşmüşüm Senelerce sonra sana dönüşüm Bir mahşer gününe de rastlasa Beni unutma Halâ duruyorsa yeşil elbisen Onu bir gün benim için giy Saksıdaki pembe karanfilde çiğ Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen Beni unutma
Şiir
Bir şiir olarak sıyrıl kalabalıktan
Sen saadeti o görkemli hayallerinde arıyorsun ya, arama… Bırak dünya bir yerlere usulca aksın. AVM’lerin ve şık görünen vitrinlerin bizim kalbimizde işi ne? Bir kedi uyuyorsa otur yanına, uykusuna kıvrıl. Seni var etmeyecek maaş bordrosuna bakıp tebessüm etmek… Sokağın karanlık yerinden aydınlığa bakabildiğin bu dar yapılarda kendin olmanın nimetini yaşa. Bir şair olarak sıyrıl onlardan. Bir yazar, bir üst bilinç, bir merhamet gönüllüsü… Ne fark eder ismi… Ben bugün yaşlı bir adamın, eşine aldığı bir demet gülü, yoldan geçen engelli ve siyahi bir adama verdiğini gördüm. Ne diyordu? İşte, bakmanın görmek olduğu -şiir olduğu o andaydık. Gördün mü? Bak, sıyrıldım kalabalıktan… Vapur seyir hâlindeyken Kafkas bir kadının lezginka yaparak martılara eşlik ettiğini gördüm. Gördün mü? Sıyrıldım bu dar yapılardan. Sen kendini başarmış sayıyorsun; bu kadar emin olma, efendim. Geçmişin intikam hançerleri bırakmıyorsa yakanı, bırak o gülü de sök yakandan. İnsana hata yapma imkânı veren Allah ve affa layık olamasak da affa layık olmayı dileyen bizler… Sıyrıldım bu kalabalıktan. İmkânsız gördüğümüz bu aydınlık sabahlar, inan, zor değil. Bize de hüzün gömleği iliştirilmiş, ne yapalım? Şiir var neyse ki, neyse ki mahşer var, neyse ki bir kez olsun kendimizi ifade edeceğimiz bu satırlar var. Bir şiir olarak sıyrıldım bu dar yapılardan, kalabalıklardan, yalnızlıklardan; sıyrıldım maddiyatın karanlık sokağından. Bir çocuğun tebessümü kadar aydınlık bir geleceğe inancım var. Diyeceğim şu ki, efendim: Nasılsın?
Günlerden sonra bir gün Şayet sesimi fark edemezsen Rüzgarların nehirlerin kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme müsterih ol Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini🌸 Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede Hatırla ki mahşer günüdür Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum
Alıntı
Reklam
Reklam