Dışlananların Öfkesi
İçindeki öfke korları küllerin altında kıpkırmızı oldu. Artık onu istemiyor olabilirdi. Ama bu, onu sırtından vurup dışladıkları gerçeğini değiştirmiyordu. Nadine, ona geliş sebeplerinden pek bahsetmemiş olsa da Harold onun bir şekilde dışlanıp reddedildiğini tahmin ediyordu. İkisi de dışlanmıştı ve dışlananlar intikam senaryoları yazardı. Belki akıllarını başlarında tutabilmenin tek yolu buydu.
Sayfa 878 - Altın Kitaplar Yayınevi·Kitabı okuyor
Hiddeti Mürekkebe Dönüştürmek
Günlüğü ve taşı yerine koydu. Sakinleşmişti, içindekilerin hepsini dökmüştü. Dehşetin hiddetini sayfalara aktarmış, geriye kararlılığı kalmıştı. Bu iyiydi. Bazen yazma eylemi kendini daha gergin hissetmesine yol açıyordu. İçinden geçeni olduğu gibi yazmadığı zamanlarda oluyordu bu. Ya da gerçeğin kör bıçağını, kestiği yerden kan çıkaracak kadar bileyecek çabayı sarf etmediği zamanlarda. Ama o akşam günlüğü sakin bir ruh hali içinde yerine koymuştu. Öfke, korku ve düş kırıklığı sayfalardaki yerini almıştı. Üzerlerine yerleştirdiği taş, o uyurken tüm duygularına içeride tutacaktı. Perdelerden birini çekerek sessiz caddeye baktı. Dalgınca dışarıyı izlerken 38’ liği çıkarıp dördünü birden gebertmeye ne kadar yaklaştığını düşündü. Kutsallık taslayan o aşağılık organizasyon komitelerinin de böylece sonu gelmiş olurdu. Onlarla işi bittiğinde çoğunluk ortadan kalkmış olacaktı.
Sayfa 780 - Altın Kitaplar Yayınevi·Kitabı okuyor
1000Kitap
Reklam
Hac Mahşer'de toplanmak gibi bir şey. Kişi orada kendisiyle hesaplaşıyor. Günahlarına ağlıyor. Yaradana sığınıp af diliyor.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Alıntı
Âşığım! Cehennem, içimde yanan ateşin esiridir; mahşer meydanı ıstırabımdan titrer.
Ertelemek çürütür.
Bir gün ister istemez Karşısında olacaksın kaçtıklarının! Dua et O gün mahşer olmasın...
Şiir
Beni unutma
Bir gün gelir de unuturmuş insan En sevdiği hâtıraları bile Bari sen her gece yorgun sesiyle Saat on ikiyi vurduğu zaman Beni unutma. Çünkü ben her gece o saatlerde Seni yaşar ve seni düşünürüm. Hayâl içinde perişan yürürüm Sen de karanlığın sustuğu yerde Beni unutma. O saatlerde serpilir gülüşün Bir avuç su gibi içime, ey yâr Senin de başında o çılgın rüzgâr Deli deli esiverirse bir gün Beni unutma. Ben ayağımda çarık, elimde asâ Senin için şu yollara düşmüşüm Senelerce sonra sana dönüşüm Bir mahşer gününe de rastlasa Beni unutma. Hala duruyorsa o yeşil elbisen Onu bir gün yalnız benim için giy Saksındaki pembe karanfilde çiğ Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen Beni unutma.
Reklam
Reklam