süveyda

süveyda
@mahsermidillisi
“İflah olmaz bir iyimser olduğumu iddia ederdi, fakat iyimserlik değildi benimkisi; dünya kendi mezarını kazmakla meşgulken hayatın tadını çıkarmak, eğlenmek ve gamsız olmak için hâlâ zamanımız olduğuna yönelik derin bir kavrayıştı sadece.”
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Anlamıyor musunuz?” diye haykırdı. “American Standard çevirisi, insanlara, günahı yenmelerini emrediyor. Günaha, bilgisizlik adını da verebilirsiniz. Kral James çevirisi ise, vaat ediyor: ‘Yeneceksin.’ Yani, insanın günahı mutlaka alt edeceğini anlatmak istiyor. Ama İbranice olan sözcük timshel -belki yenebilirsin- bir seçim hakkı tanıyor insana. Bu, dünyanın en önemli sözcüğü bence. Yolun açık olduğunu söylüyor. Her şeyi insanın sırtına yüklüyor. Çünkü, ‘belki yenebilirsin’ demek, aynı zamanda ‘belki de yenemezsin’ demektir. Anladınız mı?” “Evet, anlıyorum. Anlıyorum. Ama bunun tanrısal bir yasa olduğuna inanmıyorsun sen. Öyleyse neden önemli geliyor sana?” “A, bunu size uzun süredir söylemek istiyordum. Şimdi hazırım. Sayısız insanın yaşamını ve düşüncelerini etkileyen herhangi bir yazı önemlidir. Şimdi inandıkları kiliselerde, mezheplerde milyonlarca insan var ki, ‘yen’ emrini duyup ona boyun eğiyor. Ama milyonlarcası da, “yeneceksin” kehanetine güveniyor. Yapacakları herhangi bir şey, alın yazılarını değiştiremeyecek yani. Ama ‘belki yenebilirsin’ öyle mi? Bu, bir adamı yüceleştiriyor, ona tanrılarla eş bir durum sağlıyor, çünkü bütün zayıflığına, kirine, kardeşinin kanına karşın büyük bir seçim hakkına sahip oluyor. Yolunu seçebilir, onun için çarpışabilir ve kazanabilir.” Lee’nin sesinde bir zafer şarkısı vardı. “Buna inanıyor musun Lee?” diye sordu Adam. “Evet inanıyorum. Evet inanıyorum. Tembellik ve zayıflık içinde kendini Tanrı’nın kucağına bırakıp, ‘Yapamıyorum, elimden gelmiyor, böyle yazılmış,’ demek kolay. Ama bir de seçmenin yüceliğini düşünün! Adamı adam yapan budur işte. Kedilerin seçim hakkı yoktur, arı bal yapmak zorundadır. Bunda hiçbir tanrısal yön yok."
"Ateş nedir bilir misin? Ateş, kendini tahtadan koparmaya çalışan güneştir."