Tevhid Bozulursa Her Şey Bozulur
10/10
·160 syf.·
2026 32. kitabı
Tevhid ehlinin okuyup istifade edeceği, fakat günümüzde birçok kişinin ağır bulacağı bir kitap.(Muhakkak okunması gerekiyor) Kitapta müellif, irtidat meselesini sadece tanım olarak değil; itikadî, amelî ve sözlü boyutlarıyla detaylı bir şekilde ele almış. Yani mesele sadece “dinden çıkmak” deyip geçilecek bir konu değil. Hangi söz, hangi amel, hangi inanç insanı küfre götürür; Konudan sonra deliller diyip; hadislerle, ayetlerle tek tek anlatılıyor. müellif. Bugün insanların en büyük yanılgılarından biri şu: “Kalbim temiz, iman kalpte.” Deyip dinle Resulle dalga geçmeler, şakalar yapmalar… Oysa kitap, bunun böyle olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Çünkü Kur’an bu konuda net: ‎Andolsun ki sözlerini onlara soracak olsan, “Lafa dalmış, eğleniyorduk.” diyeceklerdir. De ki: “Allah’ı, ayetlerini ve Resûl’ünü mü alaya alıyorsunuz?”‎ ‎Özür dilemeyiniz! Muhakkak ki imanlarınızdan sonra kâfir oldunuz. Sizden bir grubu bağışlasak bile suçlu günahkârlar olmaları nedeniyle bir diğer gruba azap edeceğiz.‎ ‎(9/Tevbe, 65-66) Ayetin iniş sebebine baktığımızda, sadece “şaka yaptık” diyen insanların bile bu sözlerinden dolayı küfre düştüğü görülüyor. Yani mesele “niyetim kötü değildi” diyerek geçiştirilecek bir mesele değil. Yani bir söz, bir alay, bir küçümseme… İnsan farkında bile olmadan imanını kaybedebilir. (Hatta kaybediyor bu ayette net) İbn Kayyim el-Cevziyye’nin şu sözüyle devam edelim: “Allah’ın hükmü olduğunu bildiği hâlde onunla hükmetmenin gerekmediğine inanan kimse büyük küfür işlemiştir.” Bu söz, özellikle günümüzde çokça tartışılan “Allah’ın hükmüyle hükmetme” meselesini doğrudan açıklıyor. Kur’an da zaten bu konuda açık: “Hüküm yalnızca Allah’ındır” ‎(12/Yûsuf, 40) Ama bugün ne görüyoruz? İnsanlar Allah’ın hükümlerini bir kenara bırakıp, beşerî sistemleri
Din
İrtidat ve Mürtedin HükmüAbdulhak El-Heytemi · Hak Yayınları · 20158 okunma
İslam Mutlak ve Evrenseldir
Puan vermedi·93 syf.··
2025 79. kitabı
İsmail Hamdi Danişmend'in bu inceleme-araştırma kategorisinde değerlendirilebilecek kitabının asıl yazılış amacı İslam'a "Çöl Dini" ve Kur'an-ı Kerim'e "Çöl Kanunu" diyen hadsizlere cevap vermektir. Giriş olarak, Danişmend, Türklerin İslam'a hizmetlerini bir kronoloji içinde anlatır. Abbasi Halifesi (El-Kaaim bi-emr-İllah) Miladi olarak 24 Ocak 1058 senesinde Bağdat'ta yapılan bir merasim ile cismani hukukunu Selçuklu Hükümdarı Sultan Tuğrulbey'e teslim etmiştir. İkinci olarak da Yavuz Sultan Selim Han'ın 15 Şubat 1517 senesinde Mısır'ın fethi ile hilafeti teslim almasıyla hem cismani hem de ruhani olarak Türkler İslam'ın en büyük hizmetkarları olmuşlardır. Bu halifeliğin kaldırılmasına kadar devam etmiştir. Böyle bir girişten sonra bu topraklarda İslam'ın "Çöl Dini" olduğunu iddia eden Batı mukallidlerine Danişmend, Batılı kaynaklardan yaptığı ( özellikle Fransızca) iktibaslarla Arap Yarımadasının döneminin en gelişmiş coğrafyası olduğunu; sadece Allah (cc)'ı tanımadıkları için cahil olduklarını gösteriyor. İkinci olarak da, "Çöl Kanunu" denmesini de yine benzer bir usül kullanarak reddediyor. İkinci bahiste ise aktardığı kaynaklar İslam'ın cihanşümul, vahdaniyet, ve yönetim biçimleri gibi konularda ne kadar kapsayıcı ve bütün insanlığa yönelik teklifler sunduğunu yine Batılı kaynaklar kullanarak göstermektir. Sonuç olarak, Danişmend bu toprakların Batılı mukallidlerine diyor ki; "Ey nefsi peşinde giden cahiller! O ekonomik olarak yaşadığınız çöküntüyü anlıyorum; ama elinizi vicdanınıza koyun da bu çok meftun olduğunuz coğrafyanın itidalli müsteşriklerini de okuyun"(Manalandırmadaki ifade biçimi bana aittir). Son kısımda ise Danişmend bu konuların etrafında çokça bilinen bazı ayetleri (Maide 54, Tevbe 39, Muhammed 40, Feth 16 ve Mearic 40-41) gündeme getirerek
Garp İlminin Kur'an-ı Kerim Hayranlığıİsmâil Hâmî Dânişmend · Dergah Yayınları · 197810 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Evlilik ve Tebettül
7/10
·152 syf.··
2023 110. kitabı
Sözlükte “kesilmek, kopmak, uzaklaşmak” anlamına gelen tebettül kelimesi, Kur’ân-ı Kerîm’de “kişinin her şeyden uzaklaşarak kendini tamamen Allah’a vermesi ve bütünüyle O’na yönelmesi” mânasında kullanılmıştır (el-Müzzemmil 73/8). Birçok âyette dünya hayatının önemsizliği anlatılmış, bu hayatın çekiciliğine aldanılmaması istenmiş, âhiretin ise daha önemli ve hayırlı olduğu, dünya hayatına karşılık âhiret hayatını feda etmenin ağır bir azabı gerektireceği bildirilmiş, mal ve evlât dünya hayatının cezbedici süsü diye nitelendirilmiş, kalıcı iyi amellerin Allah katında daha değerli kabul edildiği belirtilmiştir (el-Bakara 2/86; Âl-i İmrân 3/185; en-Nisâ 4/77; el-Kehf 18/46; Lokmân 31/33; en-Nâziât 79/38-39). Bu sebeple tasavvuf ehli dünyadan ve dünya nimetlerinden uzak durmayı tercih etmiş, kulluğu tam olarak gerçekleştirebilmek için mâsivâyı bırakıp bütünüyle Allah’a yönelmeyi gerekli görmüştür. Evlenmeyip erkeklerden uzak durduğu için Hz. Meryem’e ve mâsivâdan yüz çevirdiği için Hz. Fâtıma’ya tebettül ile aynı anlama gelen “Betûl” sıfatı verilmiştir. Tebettül kavramı “kendini tamamen ibadete verme” anlamındaki ruhbanlığı, dolayısıyla evlenmemeyi de kapsar. Ancak Hz. Peygamber’in açıklamaları (Müsned, I, 175; III, 158, 245; V, 17; VI, 125, 157, 253; Buhârî, “Nikâḥ”, 8; Müslim, “Nikâḥ”, 6-8) bu davranışların İslâmiyet’te tasvip edilmediğini, dolayısıyla tebettülün bu hususları içermediğini göstermektedir. Nitekim bazı sahâbîler bir araya gelerek gecelerini namaz kılmak, gündüzlerini oruç tutmakla geçirmeye, eşleriyle bir araya gelmemeye niyet ettiklerinde, “Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı şeylerin temiz ve güzel olanlarını haram saymayın. Sınırı aşmayın, haddi tecavüz etmeyin; Allah haddi tecavüz edenleri sevmez” meâlindeki âyet inmiş (el-Mâide 5/87) ve Hz.
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,7bin okunma
Tebettül
Puan vermedi·176 syf.··
2024 120. kitabı
Sözlükte “kesilmek, kopmak, uzaklaşmak” anlamına gelen tebettül kelimesi, Kur’ân-ı Kerîm’de “kişinin her şeyden uzaklaşarak kendini tamamen Allah’a vermesi ve bütünüyle O’na yönelmesi” mânasında kullanılmıştır (el-Müzzemmil 73/8). Birçok âyette dünya hayatının önemsizliği anlatılmış, bu hayatın çekiciliğine aldanılmaması istenmiş, âhiretin ise daha önemli ve hayırlı olduğu, dünya hayatına karşılık âhiret hayatını feda etmenin ağır bir azabı gerektireceği bildirilmiş, mal ve evlât dünya hayatının cezbedici süsü diye nitelendirilmiş, kalıcı iyi amellerin Allah katında daha değerli kabul edildiği belirtilmiştir (el-Bakara 2/86; Âl-i İmrân 3/185; en-Nisâ 4/77; el-Kehf 18/46; Lokmân 31/33; en-Nâziât 79/38-39). Bu sebeple tasavvuf ehli dünyadan ve dünya nimetlerinden uzak durmayı tercih etmiş, kulluğu tam olarak gerçekleştirebilmek için mâsivâyı bırakıp bütünüyle Allah’a yönelmeyi gerekli görmüştür. Evlenmeyip erkeklerden uzak durduğu için Hz. Meryem’e ve mâsivâdan yüz çevirdiği için Hz. Fâtıma’ya tebettül ile aynı anlama gelen “Betûl” sıfatı verilmiştir. Tebettül kavramı “kendini tamamen ibadete verme” anlamındaki ruhbanlığı, dolayısıyla evlenmemeyi de kapsar. Ancak Hz. Peygamber’in açıklamaları (Müsned, I, 175; III, 158, 245; V, 17; VI, 125, 157, 253; Buhârî, “Nikâḥ”, 8; Müslim, “Nikâḥ”, 6-8) bu davranışların İslâmiyet’te tasvip edilmediğini, dolayısıyla tebettülün bu hususları içermediğini göstermektedir. Nitekim bazı sahâbîler bir araya gelerek gecelerini namaz kılmak, gündüzlerini oruç tutmakla geçirmeye, eşleriyle bir araya gelmemeye niyet ettiklerinde, “Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı şeylerin temiz ve güzel olanlarını haram saymayın. Sınırı aşmayın, haddi tecavüz etmeyin; Allah haddi tecavüz edenleri sevmez” meâlindeki âyet inmiş (el-Mâide 5/87) ve Hz.
Evlilik
Neden EvlenmedimBarış Efendioğlu · Yitik Ülke Yayınları · 201510 okunma
Selamünaleyküm Rahmetullahi ve Berekatuhu...
10/10
·879 syf.··
Beğendi
·
2023 39. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2023 19:24
Kitap okumak biz insanları mutlu eder ama bu kitabı okumak huzurlu hissetmemizi sağlar. Çünkü içerisindeki o güzel Ayet-i Kerimleri, o güzel Hadis-i Şerifleri, o güzel Kıssaları insan okudukça huzur buluyor.. Hele ki bir şeyler öğrenmek... tarif edemediğim bir duygu bırakıyor bana. Ben bu kitabı okuduğum için o kadar huzurlu hissediyorum ki kendimi. Tavsiye etmekle kalmayıp, kesinlikle okumalısınız diyorum. Sizin de bu kitabın verdiği huzuru tatmanızı istiyorum. Okudum, kitaplıkta boş boş duruyor diyebileceğiniz bir kitap değil kesinlikle açıp tekrar tekrar sayfalarını karıştırabileceğiniz ve her baktığınızda farklı bakış açısıyla yeni bilgiler edinebileceğiniz bir kitap. Size bu kitapta en beğendiğim şeylerden birkaçını söylemek istiyorum; Kitabı okurken her bir satırında Allah-u Teâlâ'nın ismini görmek ve güzel şekilde anmak, her cümlede Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin ismini görüp salavat getirmek, Sahabeleri ve sahabelerin ailelerini daha yakından tanımak bunlar çok güzel şeyler. Bir sayfada Allah-u Teâlâ'yı 5-6 kez anmak, Bir sayfada Peygamber efendimiz (s.a.v.)'e 5-6 kez salavat getirmek... Ben kitabı okurken elimden geldiğince alıntı paylaşmaya çalıştım, paylaştım. İnşâAllah sizde faydalanabilmişsinizdir, size bir iyiliğim dokunmuştur. Şimdi kitaptan bir kaç yeri paylaşmak istedim hem kitabın içeriği ne şekilde onu görmüş olursunuz hem de bu güzel Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şeriflerden faydalanmış olursunuz.. 𝐃𝐨ğ𝐫𝐮 𝐎𝐥𝐦𝐚𝐤 قال الله تعالى: (يَا أَيُّهَا الذين امنوا القوا الله وكونوا مع الصَّادِقِينَ) وقال تعالى: (وَالصَّادِقِينَ والصادقات ) وقال تعالى: (فَلَوْ صَدَقُوا اللَّهَ لَكَان خيراً لهم Yüce Allah, şöyle buyurmuştur: «Ey iman edenler Allah'tan sakınınız ve doğru kimselerle beraber olunuz.>> (Tevbe: 119) *...Doğru olan erkek ve kadınlara
Riyazü's Salihinİmam Nevevi · Tekin Kitabevi · 20154,318 okunma
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
İsra suresinin ilk 8 ayetinin ışığında Allah’ın vaktiyle alemlere üstün kıldığı Beni İsrail’in, sonradan zamanla Allah’ın yolunda yürümeyi bırakarak dönüşdükleri halleriyle kendilerini yine kendilerinin kurguladıkları “Tanrı”nın yegane halkı sayan Yahudilerin keçmişinden bugününe kısa macerasını ve kendilerini düzeltmedikleri taktirde onları bekleyen olası akibeti konu eden bir kitap... Müellifin kitapta ortaya koymuş olduğu olaylara farklı bakış açısı, çoğu okuyucunun belki ilk defa edinebileceği bilgiler ve akıcı bir anlatım tarzı kitabı oldukça sürükleyici yapıyor. Bazı fikirleri, yürek yangısıyla kullanmış olduğu izlenimi veren bazı ifadeleri kimilerince garipsenebilir, kabullenilmeyebilir belki, ama kitabı okurken Müellifin de sonuçta bir insan olduğu unutulmamalı, adabına uygun aksi görüş bildirilmesinin, bu konularda ilmi bir tartışmanın başlatılmasının ilm ehlinin hakkı ve görevi olduğu akılda tutulmalıdır. Arz-ı Mev’ud meselesinin Yahudilerce imanın başlıca ilkesi haline getirilmesi, bu gayenin zahiri sebepler bakımından sürgünlere rağmen onları üç bin yıldır ayakta tutmuş olması, bu meselenin, farkına bile varmadan izlemiş olduğumuz “Yüzüklerin efendisi” gibi film, dizi vs. eserlerin ana konusunu teşkil olması kitabın dikkat çekici kısımlarından. Yine Tanah’ta (aslında Tevrat olarak bildiğimiz 39 kitaplık Tanah’ın sadece ilk beş kitabının adı) kendilerinin “günün sonunda”ki akibetleri barede ağır bir dilde uyarılmış olmaları, onları cezalandırmak için Kuzeyden gelmiş olacak kavme işareler, ekser tefsircilerce Müslüman Türklerden bahseden Maide suresinin 54. ayetindeki işareler, İsra suresinin 3. ayetinde Allah’ın Nuh peygamberle (a.s) (gemisiyle) taşmış olduklarının çocuklarına hitabının hikmetlerinin neler olabileceği, Yahudilerce “Nuh’un çocukları”
İsrail Nereye Koşuyor?Mehmet Ali Bulut · Hayat Yayınları · 2020100 okunma