Iron Maiden 2016 Nobel Edebiyat Ödülünü almalıydı
10/10
·32 syf.··
2026 9. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 17:29
Nobel Edebiyat Ödülünü kabul etmekle birlikte törene katılmamış ve ödülü sonradan almış, sanırım sonradan pişman olup ses kaydı göndermiş ve bunu video olarak yayınlamışlar ve Kırmızı Kedi Yayınları da Türkçe’ye kazandırmış. Mini ciltli bir kitapçık halinde olan bu eser Bob Dylan veya müzikle ilgili kitap koleksiyonu için düşünülebilir. Basım ve kitap güzel olmakla birlikte konuşmanın içeriği ile söylemek istedikler var. Bob Dylan siyaset, savaş karşıtlığı, aşk temalarında şiirsel bir dille şarkılar yazmış. Nobel Konuşmasında üç kitaptan bahsediyor ve bu kitapların içeriğini alıntılamış. Şarkılarında ise bu alıntılar yok. Sanki Nobel Edebiyat Ödülünü neden kazandığını kendisi ikna olmamış ve şarkıları ile edebiyat kitapları arasında bağ kurmuş/kurmak istemiş. Ve sanki sadece 3 kitap okumuş; savaşla ilgili bir kitaptan bahsederken o kitaptan sonra başka savaş kitabı okumadığını söylüyor. Fakat konuşmasında anlattıkları sanki Iron Maiden grubu tarafından yapılmış gibi, bu şarkılar Iron Maiden grubuna ait: The Rime of the Ancient Mariner (Powerslave): İngiliz şair Samuel Taylor Coleridge’in aynı adlı uzun şiirine dayanır. Şarkı, doğaüstü olaylarla dolu lanetli bir deniz yolculuğunu anlatır. The Trooper (Piece of Mind): Lord Tennyson'ın Kırım Savaşı'nı anlatan "The Charge of the Light Brigade" (Işık Tugayı Hücumu) adlı şiirinden esinlenmiştir. Phantom of the Opera (Iron Maiden): Gaston Leroux'un yazdığı "Operadaki Hayalet" romanının gotik atmosferinden ilham alır. Alexander the Great (356-323 B.C.) şarkısıdır.Grup bu şarkıyı 1986 çıkışlı ünlü Somewhere in Time albümünün kapanış parçası olarak yayımlamıştır. Şarkı, Makedonyalı Büyük İskender'in hayatını, askeri dehasını ve fetihlerini adeta bir tarih dersi kronolojisiyle anlatır. Ödüllü fimleri ilgi çekici
2016 Nobel KonuşmasıBob Dylan · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201837 okunma
Genç Kızlar, Yitik Kızlar
4/10
·352 syf.·
2026 51. kitabı
Selam. Güncel olarak epey sinirliyim. Duygularımı daha iyi aktarabilmek için arkadan gerilim müzikleri playlisti açtım. Hazırsanız, başlıyorum. Kitaba büyük beklentiyle başladım çünkü güvendiğim insanlar tarafından önerilmişti. İlk elli sayfada yarım bıraktım. Aylar sonra geri dönüp birkaç saatte bitirdim çünkü dili gerçekten akıyor. Ve maalesef sinirlenmemin sebebi de tam olarak bu: bu kitap korkunç derecede harcanmış bir potansiyel. Rstan çıkmak için tercih edebileceğiniz bir kitap. Ve arkadaşlar, birazdan söveceğim her şeye rağmen kitap GERÇEKTEN ÇOK YÜKSEK BİR POTANSİYELE SAHİP! Potansiyeli yok sayan yazarlar beni çıldırtıyor. Yazarı hepimiz tanıyoruz, Sessiz Hasta nın yazarı. Ben kitapları yazarın diğer kitaplarıyla karşılaştırmaktan nefret ederim ve konuyu da kıyaslama yapmak amacı ile açmadım zaten. Sessiz Hasta benim için çok tahmin edilebilir ancak hiç tatmin etmeyen bir kitap olmuştu. Sanırım yazar ile sorunlarım var, asla anlaşamayacağız gibi görünüyor. Eleştirime geçmeden önce kitabın konusundan bahsetmek istiyorum. Hikâye, Londra'da yaşayan grup terapisti Mariana Andros ile başlar. Mariana, bir yıl önce Yunanistan tatili sırasında denizde boğularak ölen eşi Sebastian'ın yasını tutmaktadır. Hayatı durma noktasına gelmiş, hastalarıyla olan profesyonel sınırları bulanıklaşmış ve anılarına hapsolmuş durumdadır. Mariana'nın dünyası, Cambridge Üniversitesi'nde okuyan yeğeni (ve kızı gibi sevdiği) Zoe'den gelen panik dolu bir telefonla sarsılır. Zoe’nin en yakın arkadaşı Tara, üniversite kampüsü yakınlarında vahşice öldürülmüş olarak bulunmuştur. Mariana, yeğenine destek olmak ve kendi öğrencilik yıllarının geçtiği Cambridge'e dönmek üzere yola çıkar. Mariana kampüse vardığında, Tara'nın ölümünün sıradan bir cinayet olmadığını fark eder. Odağında, Yunan
Edebiyat
Yitik KızlarAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 20222,286 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Suikastçı Üçlemesi'nin İlk Kitabı Bu Kitaptır
9/10
·276 syf.··
2026 1. kitabı
İncelemeyi "Theseus'a Eleştiri" ve "Kitap İncelemesi" olarak iki kısma ayırıyorum ama öncelikle eleştirimi üstünkörü de olsa, okumanızda fayda olacağı kanaatindeyim. Belki de bu kanaatinde yanılıyorumdur ve eğer yanılıyorsam, zamanınızı boşa harcadığım için özür dilerim. (Ayrıca bu tarz, içinde kendi kuralları olan suç ağlarının, çeşitli/ayırt edici kişiliklere sahip tetikçilerin/suikastçıların olduğu başka kitaplar da arıyorum uzun zamandır ama bulamıyorum. Yardımcı olabilecek varsa ve olursa çok sevinirim. Şimdiden çok teşekkür ederim.) THESEUS'A ELEŞTİRİ: Öncelikle Theseus Yayınevi'ne, benim çok sevdiğim, hatta ilk 10'uma bikengirecek olan Suikast Treni filminin kitabını, dilimiz Türkçeyle buluşturduğu için teşekkür eder, ardından derin öfkemi sunarım. Yav bakın, bir insan bir kitabı çevirirken, hiç mi bakmaz "Acaba serinin kaçıncı kitabı?" diye. Adamlar ya bakmamış, ya da pazarlama amaçlı, bunu ikinciye atmayı daha uygun görmüşler. Arkadaşlar, Theseus Yayınevi, Üç Suikastçı adlı bu kitabın, Suikastçı Üçlemesi'nin ikinci kitabı olarak satışa sundu. Yav arkadaş, bu kitap, 2004 yılında çıktı, Suikast Treni ise 2010. Nasıl oluyor da ikinci kitap oluyor? Ha belki dersiniz "Kronolojik olarak olamaz mı?" ve ben de cevaplarım "Hayır, olamaz." diye. Peki neden? Çünkü Suikast Treni kitabında da bol bol Üç Suikastçı olaylarından bahsedildiğinden dolayı ve okuyan herkesin de bariz bir şekilde anlayabileceği gibi, SUİKAST TRENİ, SERİNİN İKİNCİ KİTABI!!! Theseus'un amacı, eğer bunu gözden kaçırmalarıysa, o zaman bu da ne denli acemi bir çalışma gösterdiklerini işaret ediyor. Eğer ki amacı pazarlamaysa, bu sefer debaşka bir yönde ne denli bir acemilik yaptıklarını gösteriyor. Seçenekler arasında, okuyucuyu aptal yerine koymak da var ama ben böyle olduğunu sanmıyorum, bunu
1000Kitap
Üç SuikastçıKotaro Isaka · Theseus Yayınları · 202215 okunma
Puan vermedi
. #tessgerritsen _#yazlıkçılar @dogan_kitap Geçmiş asla ölmez. Hatta geçmiş bile değildir. ️️️️️ Yazlıkçılar ile geldim… Ethan Conover, babasının ölümü üzerine eşi ve kızı Zoe ile birlikte Boston’dan Purity, Maine’e gelir. Ama bu ziyaret sadece bir veda değildir… Aynı zamanda geçmişin gölgesiyle yüzleşmenin de başlangıcıdır. Aile, Maiden Pond kıyısındaki görkemli yazlıklarına yerleşir. Zoe’nin tek isteği ise bu büyüleyici sularda yüzmektir. Fakat her şey birkaç gün içinde kabusa dönüşür: Zoe ortadan kaybolur. Ve o andan itibaren kasabanın huzuru tamamen paramparça olur… Polis soruşturması sürerken, eski casus Maggie Bird ve Martini Kulübü de olaya dahil olur. Jo Thibodeau ne kadar onları uzak tutmak istese de, bu meraklı ve zeki ekip işin peşini bırakmaz. Roman daha ilk sayfalardan itibaren güçlü bir giriş yapıyor. Sakin bir yaz kasabasının altında saklanan karanlık sırlar, okuru adım adım içine çekiyor. Maine’in o huzurlu ama tedirgin edici atmosferi o kadar iyi yansıtılmış ki, kendinizi hikâyenin içinde hissediyorsunuz. Karakterler çok başarılı kurgulanmış. Özellikle Martini Kulübü’nün hem eğlenceli hem de zeki halleri hikâyeye ayrı bir tat katıyor. Jo ile olan dinamikleri ise oldukça keyifli. Zoe’nin kayboluşuyla başlayan gizem; ters köşeler, şüpheliler ve ustaca yerleştirilmiş ipuçlarıyla ilerliyor. Her sayfada merak artıyor, tahminler değişiyor. Finale geldiğinizde ise her şey şaşırtıcı ama bir o kadar da mantıklı bir şekilde yerine oturuyor. Kısacası; atmosferi güçlü, karakterleri canlı ve gizemi sürükleyici bir polisiye. Elinizden bırakamayacağınız türden! #kitapyorumu #tessgerritsen #yazlıkçılar
1000Kitap
YazlıkçılarTess Gerritsen · Doğan Kitap · 2025350 okunma
Maiden siyaha dönüş
Puan vermedi
Türk edebiyatınd ilk modern roman olma özelliği taşıyan Mai ve Siyah kitabının dili bana oldukça ağır geldi. Bu yüzden kitabı çok yavaş okuyabildim. Romanda Ahmet Cemil'in babasının ani ölümüyle değişen hayatı anlatılıyor. Hayalperest bir ruhu olan ve bir yandan çeviriler yaparak para kazanmaya çalışan Ahmet Cemil bir yandan da kendi eserini yazmaya çalışıyor. Mai ve Siyah Ahmet Cemil'in umutlarını , hayal kırıklıklarını ve yalnızlığını işleyen derinlemesine bir eser.
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201634,8bin okunma
Puan vermedi·312 syf.·
2026 7. kitabı
Herkese merhaba. En en en sevdiğim yazarın son serisi The Martini Club'ın ikinci kitabı Yazlıkçılar ile geldim. Emekli casus Maggie, arkadaşları sayesinde sağ kurtulduğu hedaplaşmadan sonra Purity'de normal yaşantısında devam eder. Çiftlik işleri ve CIA'den eski arkadaşları ile kitap kulübü bahanesiyle martinilerini yudumlayıp emekliliğin tadını çıkarır. Prutiy, Maiden Gölü'nün etrafında huzurlu, sakin bir sahil kasabası. Göründüğü kadar sakin bir yer olmadığı, yazlıkçılardan olan genç bir kızın kaybolmasıyla kasabanın sırlarla dolu olduğu ortaya çıkar. Polis genç kızın kaybolmasının sorumlusu olarak Maggie'nin komşusu Luther'i görür. Maggie ve arkadaşları (Declan, Ben, Irene ve Lyod) Luther'in masumiyetini kanıtlamak olmak için araştırmaya başlarlar. Bu arada kayıp kızı bulmak için gölette yapılan aramada bir iskelete rastlanması işleri iyice karıştırır. Polis Şerif Vekili Jo'nun itirazlarına rağmen emekli casuslarımız kendilerini bu sırlardan uzak tutamaz. Öncelikle başta Maggie olmak üzere emekli casusları seviyorum. Aralarındaki dostlukları ve birbirleriyle olan iletişimleri çok güzel. Bunlara bir de Jo eklendi. Bu kitapta daha yakından tanımaya başlıyoruz. Bu da bana keyif verdi. Yazlıkçılar, 1972'de yaşanan bir olayla başlıyor. Daha sonra olayları Maggie, Jo, kasaba sakinlerinden Reuben ve kayıp genç kızın annesi Susan'ın bakış açısından okuyoruz. Bu durum hikâyeye derinlik katarken, temposunda biraz yavaşlatma olmuş. Bu beni rahatsız etmedi açıkçası. Hikâye ilerledikçe birçok sürprizle karşılaşıyoruz. Son ise benim için beklenmedikti. Tess Gerritsen, iyi yazıyor. Daha fazla ne diyebilirim ki? Sahneleri resmen canlandırıyor. Yazlıkçılar, aile, sırlar, kayıplar, ölümler, dostluk... Harika bir kurgu, harika karakterler, eğlenceli ve gerilim dolu bir
Polisiye / Gerilim
YazlıkçılarTess Gerritsen · Doğan Kitap · 2025350 okunma