Aytmatov'un çıraklık eseri diyebiliriz Cemile için. Öyleki diğer kitaplarını okuyunca bu fark gözler önüne seriliyor. Kitaba başlarken kafamda çok farklı bir aşk hikayesi tahayyül etmiştim fakat beklediğim gibi ilerlemedi. Kitabın sonunda kafamda şu soru belirdi - -Cemile ve Danyar'ın birbirlerine karşı hissettikleri bu sevgi meşru olmadığı halde nasıl bu denli masumlaştırılarak bir aşk hikayesi olarak okutuluyor? Sanırım okur olarak ben hayalperest olmak yerine realist olmayı tercih edenlerdenim. Bu yüzdendir ki okuduklarıma - bu durumu ben yaşasam ne hissederdim? - diye bakarım. Bir başkasının başına gelen gayrimeşru bir durum beni ne denli etkiler? Bu yüzdendir ki Cemile benim hafızamda yasak aşk temalı pekte masum olmayan bir hikaye olarak kalacak. Sevindiğim durum ise Kazakistan ve Kırgızistan Türklerini biraz tanıma fırsatı bulmuş olmam ve bozkır yaşantısını en doyurucu betimlemeler ile keyif duyarak okumuş olmam oldu diyebilirim. Okuyacaklara şimdiden iyi okumalar :)) CemileCengiz Aytmatov